Hair cells türkçesi Hair cells nedir

  • Saç hücre.
  • Saç hücresi.
  • Kulakta corti organındaki işitme duygusu olan duygu hücresi. kulağın vestibulum yapısındaki denge duygusu alan duygu hücresi. balıklarda ve amfibyumlarda akustik lateral sistemdeki benzer hücreler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İşitme kılı.
  • İşitme hücreleri.

Hair cells ingilizcede ne demek, Hair cells nerede nasıl kullanılır?

Hair : Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. tüy. kıl. Çok ince. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saç. Saçlar. İpince. Deri içerisinde ve dışında yer alan, kesitinde medulla, korteks ve kıl kütikülası bulunan, kuvvetli, düz ve genellikle kaba olan yapağıdan daha düz esnek epidermal oluşumlar. dermiste yatık uzanan kıllar deri yüzeyinden dar açıyla dışarı açılırlar. vücudun değişik bölgelerinde çeşitli doğrultularda örgülenmeler yaparlar. Kıl. Hayvan ve insanların derisinden çıkan belirsiz sayıda ince tel. Lif.

Cells : Oda (manastır vb). Hücre. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Petek gözü. Göz. Pil. Hücreler.

Hair ball : Bigudi.

Hair breadth : Kıl kadar mesafe. Yakın. Çok kısa aralık veya mesafe. Çok dar. Kıl payı.

Hair brush : Saç fırçası.

Hair care : Saç bakımı.

İngilizce Hair cells Türkçe anlamı, Hair cells eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hair cells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Hair cells synonyms : a cells, abiotic factor, abacus bodies, hair cell, acacia, aardvark, abramis zone.