Halka nedir, Halka ne demek

Halka; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember.
  • Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası.
  • Çember biçiminde olan.
  • Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı.
  • Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri
  • Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit.
  • Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.
  • Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk.
  • Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

"Halka" ile ilgili cümleler

  • "Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı." - F. R. Atay
  • "İstanbul fırınları çocuk bileği gibi ince halkalar yaparlardı." - R. N. Güntekin
  • "Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz / Ya gözler altındaki mor halkalar" - C. S. Tarancı
  • "Suda halkalar oluştu."
  • "Perde halkası."
  • "Kulağındaki altın halka. Nişan halkası."

Yerel Türkçe anlamı:

Halka, daire

Bir çeşit hayvan hastalığı.

Köpeğin boynuna takılan demir tasma.

Saban ile boyunduruğu birleştiren ağaç.

 

Kimya'daki anlamı:

1.Bir halkalı yapı. 2.Atomların kapalı bir zinciri. 3.Halkalardan oluşan bir sistem.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sestod strobilasında bulunan segmentlerin her birine verilen ad, proglottid. Genç, olgun ve yaşlı olmak üzere üç tipi vardır.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ağaç dalından yapılmış olan kızak kenarı. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç *Saimbeyli -Adana)

İngilizce'de Halka ne demek? Halka ingilizcesi nedir?:

ring, proglottid

Fransızca'da Halka ne demek?:

anneau

Halka anlamı, tanımı:

Halka olmak : Bir çember biçiminde dizilmek.

Halka dizilişli : Aynı eksen çevresinde dizilmiş.

Halka oyunları : El ele tutuşup çember biçiminde dizilerek oynanan oyunlar.

Halka yay : Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çevreyle anahtar kolu arasına konulan sarmal yay.

Nişan halkası : Nişan yüzüğü.

Yıl halkası : Ağaçta, bir büyüme döneminde oluşan çembersel bölüm.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

 

Halka dönük : Halk için olan.

Halka inmek : Halkın anlayışı ve görüşü düzeyinde olmak.

Halkacı : Lunaparklarda şişe, sigara vb. nesnelere halka geçirmek yoluyla oyun oynatan kimse. Halka yapan veya satan kimse.

Halkacılık : Halkacının yaptığı iş.

Halkalama : Halkalamak işi.

Halkalanmak : Halka biçiminde oluşmak.

Halkalı : Bir tür olta iğnesi. Halkası olan.

Halkalı damar : Bitkilerin gelişmesine yarayan halka biçimindeki damar.

Halkalı gözler : Çevresindeki tenin rengi koyu olan gözler.

Halkalılar : Sülüklerle solucanları içine alan sınıf.

Halkapınar : Konya iline bağlı ilçelerden biri.

Halkavi : Halka biçiminde olan.

Deniz dalgasız olmaz kapı halkasız : "her nesnenin kendisine özgü nitelikleri, kendisinden ayrılmayan özellikleri vardır" anlamında kullanılan bir söz.

Metal : Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış.

Tahta : Kara tahta. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.

Çember : Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Yazma, yemeni, başörtüsü.

Biçim : Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif.

Tutturma : Tutturmak işi.

Aracı : Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta.

Topluluk : Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Vücudun dolgun olma durumu. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Sanatçı grubu. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı.

Halka açık anonim şirket : Hisse senetlerinin bir kısmı ya da tamamı halka sunulmuş şirket.

Halka açıklık oranı : Halka sunulmuş hisse senetlerinin nominal değerleri toplamının, tüm hisselerin toplam nominal değerlerine oranı.

Halka açılma : Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için borsalar veya örgütlenmiş diğer piyasalar aracılığıyla halka çağrıda bulunulması.

Halka ada : Halka biçiminde ve ortasında dairesel denizkulağı bulunan bir mercan resifi.

Halka biçimli sineşi : Dairesel sineşi.

Halka blok : İnfiltrasyon anestezisinde infitrasyonun operasyon yapılacak yerdeki deri altı dokusuna bir halka oluşturacak ve ortası boş bırakılacak biçimde yapılması.

Halka dönüklük : Halka dönük olma durumu.

Halka jimnastikçisi : Halkalarla çalışan sanatçı.

Halka kapalı şirket : Çıkardığı hisse senetleri sermaye piyasasında işlem görmeyen şirket. krş. aile şirketi

Halka kıkırdak : Gırtlağın, kıkırdaktan oluşan ve yüzük kaşına benzeyen tarafı arkaya çevrilmiş olarak nefes borusunun üstüne oturtulmuş bulunan ve öteki kıkırdaklara taban işlevi gören halka biçimindeki parçası bk. gırtlak.

Halka ile ilgili Cümleler

  • Bu park halka açık mıdır?
  • Kütüphanenin bu kısmı halka kapalıdır.
  • Ali bir alyans takmıyordu ama Mary onun yüzük parmağında beyaz bir halka fark etti.
  • Halka istediklerini verin.
  • Uzay sondaları tarafından çekilen resimler, Jüpiter'in etrafındaki ince halkaları gösterdi.
  • Demek benimle dalga geçiyorlar; onları kapı halkası yapmak yine benim lütfum.
  • Halka göre, o bir kahramandı.
  • Satürn buz ve tozdan oluşan 1000'den fazla halka ile çevrilidir. Halkaların bazıları çok ince ve bazıları çok kalındır. Halkalardaki parçacıkların boyutları çakıl boyutundan ev boyutuna kadar değişir.
  • Satürn'ün etrafındaki halkalar toz ve buzdan oluşurlar.
  • Halkanın biri kopuksa, tüm zincir kopuktur.
  • Halka açık yerleri temiz tutalım.

Diğer dillerde Halka anlamı nedir?

İngilizce'de Halka ne demek? : n. ring, hoop, circle, bangle, coil, round, annulus, collet, link, whorl, wreath, torus

Fransızca'da Halka : anneau [le], bague [la], boucle [la], cerne [le], maille [la]

Almanca'da Halka : n. Ring, Cercle

Rusça'da Halka : n. кольцо (N), звено (N), ярмо (N), фланец (M), рым (M), окружность (F), виток (M)