Halkla ilişkiler nedir, Halkla ilişkiler ne demek

Halkla ilişkiler; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

  • PR. (İngilizcesi: Public Relations)

İktisat terim anlamı:

Bir şirketin, var olan ve olası müşterileriyle ilişkilerini geliştirmeye ve şirket hakkında olumlu izlenimler oluşturmaya yönelik gerçekleştirilen etkinliklerin tümü.

Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin (IPRA) 1954 yılındaki kongresinde kabul edilen tanımına göre halkla ilişkiler; bir işletmenin, özel ya da kamusal bir kuruluşun bağlantı kurduğu kimselerin anlayış, sevgi, hoşgörü, sempati veya desteğini elde edebilmek ve bunu sürekli bir biçimde devam ettirebilmek için yaptığı örgütlü bir yönetim görevidir.

Halkla ilişkiler kısaca anlamı, tanımı

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Geliştirme : Geliştirmek işi.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

 

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

Müşteri : Hizmet, mal vb. alan ve karşılığında ücret ödeyen kimse. Jüpiter. Alıcı.

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Var ola : Olsa gerek.

İzlenim : Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.

Olumlu : Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.

Şirket : Ortaklık.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Geliş : Gelme işi.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Olum : Ölüm. Oğlum, evladım. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay.

Diğer dillerde Halkla ilişkiler anlamı nedir?

İngilizce'de Halkla ilişkiler ne demek ? : public relations, pr