Hamur nedir, Hamur ne demek

Hamur; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Bilimsel terim anlamı:

Gözetleçli incelemede, üzerine metal parçaları tutturulan yumuşak yoğruk özdek.

İngilizce'de Hamur ne demek? Hamur ingilizcesi nedir?:

paste

Fransızca'da Hamur ne demek?:

pâte

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kütahya şehrinde, Dumlupınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Hamur anlamı, kısaca tanımı:

Hamur açmak : Yoğrulmuş hamuru inceltip yufka durumuna getirmek.

Hamur gibi : Çok pişip bulamaç durumuna gelen (yiyecek). yorgunluktan eli ayağı tutmayan.

Hamur tutmak : Hamur hazırlamak.

Hamur boya : Ressamın boya tablası üzerinde, resmine sürmek için hazırladığı hamur kıvamındaki yağlı boya.

Hamur çorbası : Hamur ile yapılmış olan çorba.

Hamur işi : Hamurdan yapılmış olan yiyeceklerin genel adı.

Hamur tahtası : Üzerinde hamur açılan, tekerlek biçiminde ve kısa ayaklı masa, yastağaç.

Hamur tatlısı : Hamurla yapılmış olan tatlıların genel adı.

Hamur teknesi : İçinde hamur yoğurmaya yarayan özel kap.

 

Hallihamur : Birbirine karışma.

Çömlek hamuru : Çanak çömlek yapımında kullanılan özlü kil veya çamur.

Deve hamuru : Yenilmesi ve sindirilmesi güç yiyecek.

Milföy hamuru : Çeşitli pastaların yapımında kullanılan, ince açılmış, yağlı bir hamur türü.

Hamurcu : Fırında hamur yoğuran işçi, hamurkâr.

Hamurlama : Hamurlamak işi.

Hamurlanmak : Hamura bulanmak.

Hamurlaşmak : Hamur kıvamı almak, gevşemek.

Hamursu : Hamuru andıran, hamura benzeyen, hamur gibi, hamurumsu.

Hamursuz : Hamursuz Bayramı dolayısıyla Yahudilerin yapıp yedikleri bir tür mayasız çörek.

Hamursuz bayramı : Yahudilerin Mısır'dan çıkışlarını anmak amacıyla her yıl kutladıkları bayram.

Hamurumsu : Hamursu.

Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur : "verimin çok olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Elinin hamuruyla erkek işine karışmak : Kadınlar, beceremeyeceği işleri yapmaya kalkışmak.

Herkesin hamuru ekmeğine göredir : "bir iş için yapılacak hazırlık, gereksinim ölçüsünde olmalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Tıngır elek tıngır saç elim hamur karnım aç : "çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum" anlamında kullanılan bir söz.

 

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Nitelik : Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet.

Pişme : Pişmek işi.

Asıl : Gerçek, esas. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Kök, köken, kaynak. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Gerçeklik. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.

Maya : Damızlık dişi hayvan. Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Dişi deve. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Uzun havalardan bir tür halk türküsü. Yaradılış, öz nitelik.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Tür : Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Dolaşma.

Öz : "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Sulak, verimli yer. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Dere, çay. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Kendi, zat.

Ağrı : Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Hamur boranisi : Mantı yemeği.

Hamur eğişi : Hamur teknesini kazımaya ve hamur kesmeye yarayan araç.

Hamur kesen : Dikenli yabanî bir çeşit bitki.

Hamur kutlamak : < Far. künd: Hamuru yumak yumak yapmak

Hamur lehimi : Hamur durumunda olan lehim karışımı.

Hamur patlatma : Vücutta meydana gelen “civerme” denilen hastalığın iyileşeceği inancıyla, yedi evden toplanan undan yapılan ekmek, yedi parçaya ayrılıp kurutularak köpeklere verilme.

Hamur pilavı : Makarna.

Hamur saplısı : Delikli kepçe.

Hamuralaca : Hamur kesen bir çeşit delikli araç.

Hamuraşı : Makarna.

Hamur ile ilgili Cümleler

  • Hamuru usulca yoğur.
  • Oyun hamurunun görünüşe göre tuzlu bir tadı var.
  • O, oyun hamurundan yapılmış bir kunduz.
  • Fırıncı hamura tuz atmayı unuttu.
  • Hamur hâlâ biraz kalın.
  • Ali hamuru yoğuruyor.
  • Ben bir çocukken oyun hamuruyla oynardım.
  • O bir kızarmış hamur tatlısı yiyor.
  • "Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."

Diğer dillerde Hamur anlamı nedir?

İngilizce'de Hamur ne demek? : [Hamur] n. dough, leaven, paste, stuff, clay

Fransızca'da Hamur : pâte [la]

Almanca'da Hamur : n. Teig

Rusça'da Hamur : n. тесто (N), квашня (F), кисель (M), сущность (F)