Hapsetmek nedir, Hapsetmek ne demek

Hapsetmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir suçluyu hapishaneye koymak.
  • Bir yere kapatıp salıvermemek.
  • Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak.
  • Engellemek, sınırlamak

"Hapsetmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti."
  • "Kediyi odaya hapsetti."

Hapsetmek tanımı, anlamı:

Hapsetme : Hapsetmek işi.

Suçlu : Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim.

Hapishane : Cezaevi.

Koymak : Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Katmak, eklemek. İmza, tarih, adres yazmak.

Salıverme : Salıvermek işi.

Engellemek : Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak. Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek.

Sınırlamak : Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek. Belli bir sınır içinde bırakmak, belirlemek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Tek. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Sadece. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda.

 

Diğer dillerde Hapsetmek anlamı nedir?

İngilizce'de Hapsetmek ne demek? : v. imprison, incarcerate, confine, shut up, shut in, detain, lock up, bar, cage, immure, intern, jail, mew, mew up, mure, pen, pen in, pen up, restrain

Fransızca'da Hapsetmek : emprisonner, emmurer, enfermer, coffrer, écrouer, griller, incarcérer, parquer

Almanca'da Hapsetmek : v. einbuchten, einlochen, einsperren, einspinnen, gefangensetzen, zusammensperren

Rusça'da Hapsetmek : v. заключать, сажать, засаживать, заключить, посадить, засадить