Has his heart set on türkçesi Has his heart set on nedir

  • Umutsuzca isteme.
  • (bir şeyi) gerçekten isteme.
  • Aklına koyma.

Has his heart set on ingilizcede ne demek, Has his heart set on nerede nasıl kullanılır?

Has : Bulunmak. Göz yummak. Zorunda olmak. Dolandırmak. Etmek. Olmak. Yapmak. Almak. Kabul etmek. Sahip olmak.

His : Onunkisi. Eril onunki. (erkek) onun. Onunki. Onun.

Heart : Orta. Can. Kararlılık. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Göbek. Kalp. Cücük. Vicdan. Gönül. Azim.

Set : Kalkan. Rahatlatmak. Göstermek. Küme. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. İnatçı. Alışılmış. İçten olmayan. Dekor kurmak. Ayarlamak.

On : Yönünde. Çakırkeyif. Makbul. İle. Yanmak. Açık. Devrede. Üzerinde. Esnasında.

Has his hands full : Son derece meşgul. Yapması gereken pek çok şey var. Fazla meşgul.

Has his head in the clouds : Ayakta uyuyordu. Aklı bir karış havada. Dikkatini vermiyordu.

Was set on fire : Ateşe verildi. Yakıldı.

Dead set on : Karalı. Kafasına koymuş. Azimli.

Has his eyes open : İhtiyatlı. Uyanık. Farkında. Gözü açık.