Hayır nedir, Hayır ne demek

Hayır; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Hayır" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hayır, zaferimiz bir masal olmayacak." - F. R. Atay
  • "Hayır haberdir inşallah!"
  • "Para var mı? -Hayır. -Yorgun musunuz? -Hayır."

Yerel Türkçe anlamı:

İncir.

Susam ya da haşhaş dövülen tokmak.

Ölümün kırkıncı günü verilen ziyafet.

Diğer sözlük anlamları:

Tin, incir.

Hayır isminin anlamı, Hayır ne demek:

Erkek ismi olarak; İyilik, karşılık beklemeden yapılmış olan yardım.

Bilimsel terim anlamı:

Hazır olmayan yarışmacılarla, dürtüş ya da vuruşu görmeyen yan yargıcıların, başyargıcının yönelttiği soruya verdikleri olumsuz yanıt.

İngilizce'de Hayır ne demek? Hayır ingilizcesi nedir?:

"no"

Hayır tanımı, anlamı:

Hayır dememek : Bir şeyi geri çevirmemek.

Hayır beklememek : İyilik ummamak, yararlı olacağını sanmamak.

Hayır gelmemek : Yararlı olmamak.

Hayır görmemek : Bir şey kendisine yararlı olmamak.

Hayır işlemek : Dine ve insanlığa uygun, iyi bir davranışta bulunmak.

Hayır kalmamak : İşe yarar durumu kalmamak, artık işe yaramaz olmak.

 

Hayır yok : "bir şey yararlı değil" anlamında kullanılan bir söz.

Hayırdır inşallah : Anlatılan bir rüyayı iyiye yormak için kullanılan bir söz. şaşma ve merak veren olgular karşısında söylenen bir söz.

Hayra alamet değil : Uğursuz sayılacak bir olay için kullanılan bir söz.

Hayra yormak : Rüya veya olayı iyi bir durumun belirtisi saymak.

Hayrı dokunmak : Yararlı olmak.

Hayrı olmamak : İyiliği dokunmamak, yarar sağlamamak.

Hayrını gör : Yeni alınan bir şey için "güle güle kullan" anlamında kullanılan bir söz.

Hayırla anmak : Ölmüş bir kimsenin ardından iyi konuşmak.

Hayır dua : Bir kimsenin iyiliğini isteyen dua.

Hayır hasenat : Yararlı güzel şeyler.

Hayır sahibi : Hayırsever kimse.

Hayırsever : Yoksullara, düşkünlere, yardıma muhtaç olanlara iyilik ve yardım etmesini seven, iyiliksever, yardımsever, hayırperver. Halkın yararı için okul, çeşme, hastane vb. yaptıran.

Hayretmek : Yararı olmak.

Hayrola : "Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz.

Hayrulhalef : Hayırlı çocuk, hayırlı evlat.

Hayır dile komşuna hayır gele başına : "sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin, yapsın" anlamında kullanılan bir söz.

Hayır dua etmek : İyi dileklerde bulunmak.

 

Hayır duasını almak : Kendisi için iyi dilekte bulunulmak.

Hayırhah : İyilik dileyen, iyilik isteyen, iyicil, hayırsever.

Hayırhahlık : İyilik isteme durumu.

Hayırlaşmak : Pazarlıkta anlaştıktan sonra birbirlerine hayır dilemek.

Hayırlı : Yararı, hayrı olan. Uğurlu, iyi, güzel.

Hayırlı olsun : "hayırlar getirsin" anlamında kullanılan bir söz. "güle güle kullan" anlamında kullanılan bir söz.

Hayırlısı ile : Hayırlı olanı dilemek için söylenen bir söz.

Hayırlısı olsun : "en iyisi olsun" anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

Hayırperver : Hayırsever.

Hayırseverlik : Hayırsever olma durumu, iyilikseverlik, yardımseverlik, hayırperverlik.

Hayırsız : Yararı olmayan, hayrı olmayan. Sevgi ve bağlılığını yitiren, vefasız.

Hayırsızlık : Hayırsız olma durumu.

Ağzından hayır çıkmazsa bari şer söyleme : "lehte konuşmuyorsun, hiç olmazsa aleyhte de konuşma" anlamında kullanılan bir söz.

Ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek : Yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

Her işte bir hayır vardır : "kişi, kötümserliğe kapılmamak için olup biten her işi hayra yormalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kimseden kimseye hayır yok : "insan, yapacağı işte başkasının yardımına güvenirse hayal kırıklığına uğrar" anlamında kullanılan bir söz.

Yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek : Yol açtığı zarar, yaptığı iyilikten büyük olmak.

Değil : Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime.

Olmaz : Yapılamayacak iş, tutum veya davranış. İmkânsız, gerçekleşemez, gayrimümkün.

Onama : Onamak işi, uygun bulma, tasvip.

Olumsuz : Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan. Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi.

Cümle : Dizge, sistem. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes.

İyilik : Yarar veya elverişlilik, nimet. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. İyi olma durumu, salah.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Cevap, yanıt. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Yardım : Bağış, iane. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Etki.

İyi : Doğru olan. Yeterli, yetecek miktarda olan. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yerinde, uygun. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Bol, çok, aşırı.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Faydalı : Yararlı.

Hayır dile komşuna, hayır gele başına : “sen başkaları için iyi şeyler dile ve yap ki başkaları da senin için iyi şeyler dilesin, yapsın” anlamında kullanılan bir söz.

Hayır dua almak : kendisi için iyi dilekte bulunulmak.

Hayır sanmak : Hayır düşünmek, iyilik istemek.

Hayırbey : Sivas ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Hayırcı : Hayır toplayan, dilenen

Hayırgül : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; İyiliği seven güzel kimse.

Hayırla anmak : ölmüş bir kimsenin ardından iyi konuşmak.

Hayırlama : [Bakınız: değille]

Hayırlar : Bursa şehri, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Hayırlaşma : Hayırlaşmak biçimi veya durumu.

Hayır ile ilgili Cümleler

  • "Hayır, " İngiliz tekrarladı.
  • Hayır, Alman değilim, Türküm.
  • Hayır.
  • O adamı öldürdün mü? Evet mi yoksa hayır mı?
  • Benden hiç para aldın mı, evet mi yoksa hayır mı?
  • Hayır!
  • Hayır, anlamıyorum.
  • "Juma pazara Hasani'yle mi gidecek?" "Hayır o yalnız gidecek."
  • Hayır, anne babam aslında Minas ve Sao Paulo'da oturuyorlar.
  • Açıkçası, cevap hayır.
  • Ve peki ya "hayır" dersem?
  • O bir şey istediği zaman "istiyorum" istemediği zaman "hayır" der.
  • "Senin ilk Almanca dersin yarın olacak, değil mi?" "Hayır, önümüzdeki pazartesi olacak."
  • Hayır, arabamı kullanamazsın!

Diğer dillerde Hayır anlamı nedir?

İngilizce'de Hayır ne demek? : n. no, negative answer; good, charity, agape, auspiciousness, benefaction, beneficence

adv. no, nay

interj. no, nope, nay

Fransızca'da Hayır : non, mais mon, point du tout; bien [le], bienfait [le], bonté [la]; profit [le], avantage [le]

Almanca'da Hayır : n. Zuträglichkeit

PART. nein

Rusça'da Hayır : n. добро (N), благо (N), польза (F), прок (M)

PART. нет