Hayal nedir, Hayal ne demek

Hayal; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Hayal" ile ilgili cümle

  • "İnsanın aynadaki hayali."
  • "Hayal yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış." - A. Ş. Hisar
  • "Mustafa Kemal hayallerin değil hakikatlerin adamı idi." - F. R. Atay

Hayal isminin anlamı, Hayal ne demek:

Kız ismi olarak; Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey. Gölge.

Hayal hakkında bilgiler

Hayal, Nilüfer'in yirmi ikinci stüdyo albümüdür. Albümde toplamda 11 şarkı bulunmaktadır. Albümde yer alan şarkılardan dördü için video klip hazırlanmıştır.

Hayal ile ilgili Cümleler

  • O bir aile kurmayı hayal ediyordu.
  • Hayal ettiğimden daha güzelsin.
  • Hayal etmeyi bırak! Eğer çalışmazsan, Almanya'ya gidemezsin.
  • Hayal etmek zor.
  • Hayal ettiğim tek kişisin.
  • Ben yerli köyümü hayal ettim.
  • Hayal ettiğimden çok farklıydı.
  • Ali birkaç hayal kırıklığı yaşadı.
  • Ayda dolaştığını hayal edebiliyor musun?
  • Hayal edebilir misin?
  • Hayal edebiliyor musun?
  • Ne kadar endişeli olduğumu hayal bile edemezsin.
  • Ali hakkında hayal kuruyordum.
  • Oğlan bir Antarktika seferine gitmeyi hayal ediyordu.
 

Hayal tanımı, anlamı:

Hayal etmek : Bir şeyi zihinde tasarlayıp canlandırmak, hayallemek.

Hayal gibi : İnce, zarif.

Hayal kurmak : Gerçekleşmesi istenen, özlenen şeyi düşünmek.

Hayal olmak : Geçmişte kalmak, hatıra olmak. gerçekleştirilememek.

Hayale dalmak : Dış dünyadan uzaklaşarak gerçekleşmesi istenilen şeyleri veya hatıraları düşünmek.

Hayale kapılmak : Hayallerin etkisi altında kalmak.

Hayalinden geçirmek : Olmasını istemek, düşünmek.

Hayal gücü : Zihnin hayal yaratma yetisi, düş gücü, imgelem, muhayyile. Bir nesneyi, o nesne karşımızda olmaksızın tasarımlama yetisi. Geçmiş yaşantılara özgü ögelerle şimdiki yaşantı arasında bağ kurma gücü.

Hayalhane : Karagöz oynatılan yer. Hayal dünyası.

Hayal kırıklığı : Çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmeyişinden duyulan üzüntü.

Hayal meyal : Belli belirsiz, açık seçik olmayan bir biçimde. Belli belirsiz, açık seçik olmayan.

Hayal oyunu : Karagöz oyunu.

Ham hayal : Gerçekleşmeyecek düşünce veya ümit.

İnkisarıhayal : Beklediğini, umduğunu bulamamaktan doğan düş kırıklığı, hayal kırıklığı.

Sukutuhayal : Hayal kırıklığı.

Hayal kırıklığına uğramak : Çok istenilen veya umulan bir şeyin gerçekleşmemesinden üzüntü duymak.

 

Hayalbaz : Karagözcü.

Hayalci : Hayale kapılan, hayal kuran, hayalperest, hayalperver. Karagözcü. Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist.

Hayalcilik : Hayalci olma durumu, hayalperestlik, hayalperverlik. Hayalcinin yaptığı iş.

Hayalen : Hayalî olarak.

Hayalet : Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Çok zayıf kimse.

Hayali fener : Çok zayıf kimse. Resimli camları olan ve bu resimleri duvara yansıtan fenere benzer araç.

Hayali fenere dönmek : Çok zayıflamak.

Hayali ihracat : Mal ihraç ediyormuş gibi göstererek alınan fatura karşılığının vergi iadesini haksız olarak devletten tahsil etme.

Hayalli : Hayali olan.

Hayalperest : Hayalci.

Hayalperestlik : Hayalcilik.

Akla hayale gelmemek : İnanılmamak.

Zihin : Bilinç, dimağ. Bellek, an. Anlayış, kavrayış. Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü.

Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

İmge : Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj. Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj.

Hülya : Tatlı düş, hayal. Kuruntu.

Belirsiz : Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem. Bilinmeyen, meçhul.

Gölge : Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Röfle. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Koruma, kayırma himaye.

Nilüfer : Bursa iline bağlı ilçelerden biri. Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea).

Belli : Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Beli olan. Belirli, muayyen.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Manzara.

Hayal ağacı : Gerginin üst sol köşesinde bulunan «Y» biçimindeki destek. Buna bazı tasvirler sıkıştırılır ya da tasvirler bu çatal ağaca dizilir (Kar.) Karagöz perdesinin arkasında, üst sol köşesinde "Y" harfi biçiminde gereç. Buna kimi tasvirler sıkıştırılır. Peş tahtaya takılır, tasvirler bu çatal ağaca dizilir.

Hayal baz : (Kar.) Hayal oyunu ustası, (bk. şebbaz)

Hayal perdesi : Karagöz oyunlarında kullanılan patiska gergi. Buna eskiden lu'b-i hayal, hayal-i zıl ya da şeyh küşteri (tüsteri) meydanı da denirdi. (Kar.) Karagöz oyunlarında kullanılan perde. Buna "Lu'b-i Hayal", "Hayal-i Zil" ya da "Şeyh Küşteri Meydanı" da denir.

Hayal sandığı : Türk gölge oyununda dört yüz tasvirin eksiksiz bulunduğu takıma verilen ad. (Kar.) 400 Karagöz oyunu tasviri eksiksiz bulunursa buna "Hayal Sandığı" denir.

Hayalat : Hayaller. İlgili cümle: "“Boş laflarınla şairane hayalatımı dağıtıyorsun.”" Ö. Seyfettin.

Hayalet hücre : Mikroskobik incelemelerde sadece sınırları fark edilebilen nekroza uğramış hücre, gölge hücresi.

Hayali : Gölge oyunu ustası. (Kar.) Gölge oyunu ustalarına verilen unvan. Hayal niteliğinde veya hayal ürünü olan, sanal, fantastik. a. Karagözcü. (haya:li:) Bir erkek ismi olarak anlamı; Hayal niteliğinde veya hayal ürünü olan, düşsel, imgesel. Karagöz oynatan kimse, karagözcü.

Hayalileşme : Hayalîleşmek durumu.

Hayalileşmek : Hayalî bir duruma gelmek. İlgili cümle: "“Seslerinin nağmesini rikkatle dinliyor, yarı ışıkta hayalîleşen yüzlerini teessürle seyrediyordum.”" H. S. Tanrıöver.

Hayali dışsatım : Fazla vergi iadesi almak gibi dışsatım teşviklerinden haksız yararlanmak için çeşitli amaçlarla, gerçeğe aykırı belge düzenlenerek veya bildirimde bulunularak; dışsatımı yapılan malın tür ve niteliğinin yanlış bildirilmesi veya malın dış piyasa birim fiyatının olduğundan daha yüksek gösterilmesi.

Diğer dillerde Hayal anlamı nedir?

İngilizce'de Hayal ne demek? : [hayal (m) ] n. beech grove

n. imagination, reflection, vision, fantasy, fancy, bubble, delusion, dream, illusion, illusiveness, phantasy, pipe dream, reverie, shadow, simulacrum, specter, spectre [Brit.], waking dream

n. daydream

Fransızca'da Hayal : image [la], chimère [la], fantasme [le], fantôme [le], imagination [la], rêve [le], songe [le], vision [la]

Almanca'da Hayal : n. Blendwerk, Einbildung, Einbildungskraft, Fantasie, Gespenst, Hirngespinst, Idee, Illusion, Luftschloss, Phantasie, Phantasma, Schatten, Schemen, Traum, Trugbild, Utopie, Vision, Wahnbild, Wahngebilde

Rusça'da Hayal : n. воображение (N), фантазия (F), иллюзия (F), мечта (F), мечтание (N), галлюцинация (F), вид`ение (N), греза (F), образ (M), домысел (M), обольщение (N)