Hayva nedir, Hayva ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ayva.

Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: hayva demiri].

Ayva.

Hayva ile ilgili Cümleler

  • Gelincik en şirin hayvandır.
  • Tavşanlar sosyal hayvanlardır.
  • Ali hayvanat bahçesine gitmemizi önerdi.
  • Hayvan değilsiniz kitapları parçalamadan içini açmadan önce özetine bakın ondan sonra okuyacaksanız okuyup, kutuphaneciye iade edin.
  • Hayvan gibi para alıyorsunuz kafanızı kullanın illa Tom'un yardımını beklemeyin.
  • Hayvanları karşı acımasız olmamalısın.
  • İnsan, ateşi kullanan tek hayvandır.
  • Yılanlar asla sevmediğim hayvanlardır.
  • Hayvanlar çiziyoruz.
  • Hayvanat bahçesine gitmedim.
  • İnsanlar ateşi kullanabilen tek hayvandırlar.
  • O, ev hayvanlarına düşkün değil.
  • Hayvanları korumak için gerekli birkaç yasa vardır.

Hayva ile ilgili Atasözü veya Deyim

emanet hayvanın (veya eşeğin) kuskunu (veya paldımı) yokuşta kopar : “eğreti olarak kullanılmak üzere verilen şey uydurma olur, hiç umulmadık bir anda bozulur” anlamında kullanılan bir söz.

hayvan gibi : hayvana benzer biçimde iri yarı Mecaz anlamı akılsız, duygusuz, kaba.

hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa : insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa.

hayvanın alacası dışında, insanın alacası içinde : “hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz “ anlamında kullanılan bir söz.

 

hayvanlık etmek : hayvanca davranmak.

insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa : “insanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar” anlamında kullanılan bir söz.

insan sözünden, hayvan yularından tutulur : “yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz” anlamında kullanılan bir söz.

insanın alacası içinde, hayvanın alacası dışında : “hayvanın rengi dışındadır, bellidir ancak insanın ne düşündüğü, ne yapmak istediği kısacası içyüzü belli değildir” anlamında kullanılan bir söz.

Hayva anlamı, kısaca tanımı

Ana hayvan : Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad

Ara hayvan : Ara konak.

Avcı hayvan : Genellikle öldürmek ve yemek için diğer hayvanları avlayan hayvan.

Birgözeli hayvanlar : Çoğalma, beslenme, büyüme gibi canlılığa özgü olayları kendi başına, bağımsız olarak yürüten, yaşamı boyunca, ya da yaşamının bir evresinde devim yeteneği gösteren, çekirdekli ve gözle görülemeyecek ölçüde ufak vücudu yalnız bir gözeden oluşmuş hayvanlar topluluğu. (Kökbacaklılar, kamçılılar, sporlular ve haşlamlılar olmak üzere dört büyük sınıfa ayrılır.).

 

Birgözeli hayvanlar bilimi : Zoolojinin, bir gözeli hayvanları anlatan dalı.

Borazan hayvanı : Bir hücrelilerin (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, çember kirpikliler (Spirotricha) takımından, vücutları huni biçiminde, huninin geniş kısmı ağız alanına karşılık gelen, ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplı olan, besin alma sırasında kendini bir yere bağlayan bir cins. (Stentor), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının çember-kirpikliler (Spirotricha) takımından bir cins. Vücut huni biçimindedir ve huninin geniş ağızı ağız alanına karşılıktır. Ağız alanının çevresi ve bütün yüzeyi kirpiklerle kaplıdır. Besin alma sırasında kendini bir yere bağlar.

Çan hayvanı : Bir hücrelilerin (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, çevre kirpikliler (Peritricha) takımından, kasılabilen bir sapla kendini bir yere bağlayan, vücudu çan biçiminde olan ve ağız bölgesinde bir sıra hareketli kirpiği bulunan, tatlı sularda yaşayan türleri içine alan bir cins. Bir hücrelilerin (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, (Peritricha) takımından, kasılabilen bir sapla kendini bir yere bağlayan, vücudu çan biçiminde olan ve ağız bölgesinde bir sıra hareketli kirpiği bulunan, tatlı sularda yaşayan türleri içine alan bir cins. (Vorticella) Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının çevrekirpikliler (Peritricha) takımından (bk) bir cins.Kasılabilen bir sapla kendini bir yere bağlayan,vücudu çan biçiminde olan ve ağız alanında bir sıra hareketli kirpiği kapsayan, tatlı sularda yaşayan türleri içine alır.

Çiftlik hayvanları : Ürünlerinden gelir elde etmek amacıyla kullanılan koyun, sığır, keçi ve at gibi evcil hayvanlar.

Çokgözeli hayvanlar : Birçok gözenin belli bir düzen içerisinde dokulaşıp örgenleşmesiyle biçimlenen ve solucanlar gibi, eklembacaklılar gibi, asalakbilimce pek önemli kolları da içine alan hayvanlar topluluğu.

D aktifleştirilmiş hayvansal sterol : Hayvan kaynaklı bir sterol fraksiyonun ultra-viyole ışını veya diğer yolla etkinleştirilmesiyle elde edilen ve D3 vitamin kaynağı olarak belirtilen bir ürün.

Deviyant hayvanlar : Cinsel konular başta olmak üzere, tür özeliklerinin dışında davranışlar gösteren hayvanlar.

Egzotik hayvan : Yabancıl hayvan.

Eğitilmiş hayvanlar göstericisi : Eğitilmiş ve özel olarak yetiştirilmiş hayvanlara çeşitli numaralar yaptıran kişi.

Eğitilmiş yırtıcı hayvanlar gösterisi : Eğitilmiş yırtıcı hayvanlarla yapılan numaraları kapsayan gösteri.

Ekzotik hayvan : Çok az bulunan vahşi hayvan.

Feral hayvanlar : Yaban kedisi gibi, evcilleşme açısından evrimsel süreci tamamlamamış olan, kendi başlarına üreme yeteneğine sahip, yaban hayatındaki türdeşleriyle ortak özelliklerini koruyan yarı-evcil türlere üye hayvanlar.

Gelir hayvanı : Ticari amaçla, ekonomik kazanç için yetiştirilen hayvan.

Gösteri hayvanı : Gösteri yapacak duruma gelmiş sirk hayvanı.

Halk hayvanbilimi : Halkın hayvan dünyasıyla ilgili bilgi ve uygulamalarını içeren bilim dalı. bk. halkbilim, karşılığı halk bitkibilimi, halk havabilgisi, yıldızbilim, bakı, düşyorum.

Hay hayvah : Hayvah! hay!.

Hayva demiri : Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç.

Hayvademiri : Tekne lehimlemekte kullanılan bakır ya da demir araç.

Hayvadene : Beyaz renkli, güzel kokulu bir çeşit ot.

Hayvah : Eyvah!.

Hayvalı : Ayvalı.

Hayvan anatomisi : Hayvan yapı bilimi; hayvanların iç yapıları ile uğraşan bilim dalı. Hayvan yapı bilimi; hayvanların iç yapılariyle uğraşan bilim dalı.

Hayvan bahçesi : Büyük sirk hayvanlarının bulunduğu; alan.

Hayvan bakıcısı : Kafesteki hayvanlara bakan ve onları koruyan kişi.

Hayvan bakısı : Hayvan kemiklerinin ateşte çıkardıkları seslere bakarak geleceği okuma işi. bk. bakı. karşılığı kemikçik bakısı.

Hayvan benzeri kamçılılar : Zoomastigophorea sınıfındaki protozoonlar.

Hayvan besleme : Hayvanın yaşaması, büyüme ve gelişmesi, döl ve diğer verimlerini verebilmesi için gereksinim duyduğu besin maddelerini sindirim sistemlerine uygun, yeterli miktarlarda ve oranlarda olmak üzere en ekonomik biçimde yem yedirilerek karşılanması.

Hayvan besleme uzmanı : Bir lisans veya lisans üstü diplomasını ilgili bilim dalında, bir fakülteden almış olan, yemler ve yemlerdeki besin maddeleri bilgisini hayvanların büyüme ve gelişmesine, hayatlarını sağlıklı bir biçimde sürdürmesine, üretimlerini artıracak biçimde besleme ve uygulama yeteneğine sahip zootekni, biyokimya, fizyoloji ve hatta anatomi gibi konularda bilgi birikimi olan profesyonel kişi.

Hayvan bitleri : Duyargaları beşer eklemli olup, kediden başka bütün evcil hayvanlarda, raslansal olarak insanlarda yaşayan ve onlardan kan emen, çok kalabalık bitler familyası.

Hayvan cadırı : Zararsız hayvanların barındığı çadır.

Hayvan coğrafyası : Hayvanların yeryüzündeki dağılışlarını inceleyen bilim dalı. Zoocoğrafya. Canlılar coğrafyasının, hayvanların coğrafyasal yayılışlarını ve hayvan topluluklarıyla yaşadıkları çevrenin doğal koşulları arasındaki ilişkileri araştıran kolu. bk. canlılar coğrafyası. (Eş anlamlısı: Zoocoğrafya), Hayvanların yeryüzüdeki dağılışlarını inceleyen bilim dalı.

Hayvan çatkısı : Eğitim ve gösteri sırasında hayvanların üstüne çıktığı yükselti.

Hayvan çevre bilimi : Hayvanların kendi aralarındaki ve çevreleri ile karşılıklı ilişkilerini inceleyen bilim dalı. Hayvan ekolojisi. (karşılık: Hayvan ekolojisi), Hayvanların kendi aralarında ve çevreleriyle olan karşılıklı ilişkilerini inceleyen bilim dalı.

Hayvan çıkış bildirim formu : (Ar.+ Far. menşe-i şahâdetnâme) Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu’na göre, hayvanların farklı bir bölgeye nakli için, muhtar veya belediyeden alınması gereken belge, menşe şahadetnamesi.

Hayvan derogasyonu : ‘Hayvan’ sözcüğünün veya hayvan adlarının, dildeki kullanım farklılığı ve anlam kayması nedeniyle düşmanlık, nefret ve aşağılama ve benzerleri amaçlarla kullanımı.

Hayvan dili : Türlü duygularını anlatmak üzere hayvanların içgüdü ile çıkardıkları çeşitli sesler. Aynı türden hayvanların iç güdülerine dayanarak gerçekleştirdikleri ve belirli anlamlı hareketler veya seslerden yararlanarak aralarında haberleşmeyi sağladıkları iletişim sistemi.

Hayvan doku unu : Temiz ve bozulmamış hayvan dokusunun kimyasal ve/veya enzimatik hidrolizinden meydana gelen, kullanılan hayvan dokusunun kıl, boynuz, diş, tırnak ve tüy içermemesi (iyi fabrikasyon uygulamasında görülebilen kaçınılmaz eser miktarlar hariç) ve hayvan yemi için uygun olması gereken, çeşidini veya lezzetini belirleyen bir ad taşırsa, bu adı adın o özellikle uyum içinde olması koşul olan bir madde, hayvan hülasası.

Hayvan eğiticisi : Hayvanları eğiterek gösteri yapacak duruma getiren yetiştirici kişi.

Hayvan eğiticisi soytarı : Hayvan eğiticiliği yapabilen ama aynı zamanda halkı güldürmekle görevli sanatçı.

Hayvan eylek gararı : Öğle vakti.

Hayvan gösterisi : Yırtıcı ve evcil hayvanlarla düzenlenen gösteri.

Hayvan hülasası : Hayvan doku unu.

Hayvan kanı : Kan.

Hayvan karaciğer unu : Kesilen memeli hayvanların karaciğerlerinin kurutulup öğütülmesiyle elde edilen bir ürün.

Hayvan kökenli yemler : Hayvan kadavrasının, hayvan organlarının, hayvan ürünlerinin özel biçimde işlenip kurutulup öğütülmesinden elde edilen et unu, et kemik unu, kan unu, mezbaha, su ürünleri, süt sanayi kalıntıları unları ve benzerleri yemler.

Hayvan kutsama : Avcı kültürlerde ve avcılıkta görülen, avcıyla hayvan arasındaki büyüsel, gizemsel ve dinsel sıkı ilişki; bu ilişki çevresinde toplanan büyüsel ve dinsel işlemler.

Hayvan magnetizmi : Mesmer'ce ileri sürülen, uyutanın deneği uyutabilmekte etkili olduğu güç.

Hayvan masalı : İnsanın ikincil durumda kaldığı, ana konu olarak hayvanla ilgili olayların anlatıldığı halk masalı türü. bk. hayvan öyküncesi, nedenli öykünce. karşılığı hayvan serüveni, hayvan sagası.

Hayvan öyküncesi : Büyük çoğunlukla, insansal özellikler yüklenen hayvanlarla ilgili imgesel olayları konu alan ve dinleyenler üzerinde aktöresel kimi etkiler yapan halk anlatısı, bk. hayvan masalı, küme, hayvan sagası.

Hayvan pancarı : Hayvan yemi üretimi amacıyla yetiştirilen, şeker pancarına göre düşük düzeyde şeker içeren, şeker pancarına göre dekara verimi daha fazla olan, enerji bakımından zengin kök yem bitkisi, yemlik pancar.

Hayvan paraziti : Zooparazit.

Hayvan pazarı humması : Nakil humması.

Hayvan ruhbilimi : Hayvan davranımlarını deneysel yöntemlerle inceleyen ve inceleme sonuçlarını çok kez insan davranımları açısından da değerlendirmeye çalışan ruhbilim kolu. Davranışın incelenmesinde hayvanları denek olarak kullanan, bu hayvanların davranışını araştırma konusu yapan ruhbilim dalı.

Hayvan sağlık memurları okulu : Hayvan sağlığıyle ilgili görevleri yapacak kimseleri yetiştirmek amacını güden, ortaokula dayalı üç yıllık meslek okulu.

Hayvan sapıncı : Hayvanlara karşı cinsel ilgi duyma.

Hayvan serüveni : Hayvanların çevresinde oluşan ilginç ve coşkulu olayları konu alan serüven, bk. serüven, hayvan masalı, krş: hayvan sagası.

Hayvan toksini : Bazı balık, yılan, akrep ve benzerleri canlılar tarafından salgılanan toksin, zootoksin.

Hayvan topluluğu : Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü.

Hayvan toplumbilimi : Hayvan toplumlarının kuruluş ve işleyişini inceleyen bilim dalı.

Hayvan toplumları : İçgüdüsel olarak toplu durumda yaşayan, üyeleri arasında belirli bir örgütlenme ve işbölümü bulunan hayvan toplulukları (arılar, karıncalar, maymunlar vb.).

Hayvan vergisi : Sürü hayvanlarından 1962 yılına kadar baş hesabıyla alınan vergi. Bu vergi, Türkiye’de 1931 yılına kadar ağnam vergisi 1962 yılına kadar da hayvan vergisi adıyla uygulanmış ve yalnızca koyun ve keçilerden alınmıştır.

Hayvan yan ürünü unu : Yemleme amacıyla, canlı buharla tankajlanarak veya kuru usulle renderinglenerek hayvan dokularından hazırlanan, protein içeriğine göre belirtilen kuru bir ürün.

Hayvana tapma : Bugün birçok halk kültüründe kalıntıları bulunan ilkadamla ilkellerin, hayvanlarda bulunduğuna inandıkları doğaüstü güçlerden yararlanmak ve hayvan biçimindeki insan ruhlarıyla Tanrılara karşı saygı göstermek amacıyla yaptıkları uygulamalara verilen ad. bk. halk kültürü, kalıntı, ilkadam, ilkel, doğaüstü güç, ruh. karşılığı doğaya tapma, bitkiye tapma, atasoy, tapıncak, cancılık.

Hayvanbiçimcilik : İnsan davranışını, onun altındaki düzeylerde bulunan yaratıklara özgü olan kavramlarla betimleyip yorumlayan ve insanı hayvanlardan ayırt eden nitelik ve özelliklerin varlığını yadsıyan görüş.

Hayvancasına : Hayvanca.

Hayvancıl : Hayvan seven. Hayvanla ilgili, hayvana benzer.

Hayvancıl cinsellik : Ölü ya da hayvanları cinsel birleşim için kullanma.

Hayvaniçincilik : Hayvanların ahlaki ve toplumsal konumları, hayvan refahı ve hayvan haklarıyla ilgili tartışmalarda hayvanı merkez alan görüş, zoosantrizm.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Hayvanlar alemi : Canlı varlıklardan, bitkilerden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudun içinde sindirebilenleri kapsayan, ökaryot canlılar. Modern sınıflandırmanın dördüncü âlemi.

Hayvanlar vergisi : Sürü hayvanlarından baş sayımı ölçümüyle alınan vergi.

Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları : Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar.

Hayvanlarda paraziter genital sistem hastalıkları : Toxoplasma gondii, Neospora caninum (Hammondia heydorni) ve Tritrichomonas foetus gibi paraziter protozoonların oldukça büyük ekonomik kayıplara neden olan genital kanal enfeksiyonları.

Hayvanlarda protozoon enfeksiyonları : Protozoa alt aleminde bulunan tek hücreli organizmaların hayvanlarda neden olduğu enfeksiyonlar.

Hayvanların helmint enfeksiyonları : Hayvanlarda helmint grubunda bulunan paraziter solucanların neden olduğu enfeksiyon.

Hayvanların paraziter hastalıkları : Paraziter organizmaların neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar.

Hayvanların sınıflandırılması : Hayvanların yapılarına ve akrabalık ilişkilerine göre belli taksonlara yerleştirilmesi, bir sıraya konulması. Taksonomi, sistematik. (karşılık: Taksonomi, Sistematik), Hayvanların yapılarına ve doğal akrabalıklarına göre bir sıraya konulması.

Hayvanlarla avcılık : Su samuru, pelikan, balıkçıl gibi eğitilmiş avcı hayvanlar kullanılarak yapılan su ürünleri avcılığı.

Hayvanlaştırma : Hayvanlaştırmak durumu.

Hayvansal asalak : Asalak yaşama uymuş bulunan ilkel ya da yüksek yapıda hayvan; asalak hayvan.

Hayvansal asalak hastalığı : Etkeni hayvan olan hastalıkların genel adı. (Sıtma bir hayvansal asalak hastalığıdır.).

Hayvansal dışasalak : Konakçının dış yüzünde beslenen ve barınan hayvansal asalak.

Hayvansal içasalak : Konakçının iç yapısında yaşayan hayvansal asalak. (Bağırsak solucanı bir hayvansal içasalaktır.).

Hayvansal kıl yumağı : Hayvanların birbirlerini yalamaları sonucu tüy, kıl veya yapağıdan oluşan, özellikle kedilerin ve tavşanların midelerinde, geviş getirenleri ön midelerinde ve mayalıklarında, tıkanmalara neden olabilen yumak benzeri kitle, trikobezoar, yün yumağı.

Hayvansal lif : Hayvanlardan elde edilen ince bağırsak, yün, kıl ve ipek gibi lifleri.

Hayvansal masalcık : İnsan özellikleri taşıyan kimi hayvanlara ilişkin olayları anlatan masalcık türü. bk. masalcık.

Hayvansal muska : Üzerinde bulundukları canlılarla nesnelere, ilgili oldukları hayvanların her türlü güç ve özelliklerini yansıtarak onlarda, tehlikelere karşı korunma yetenekleri sağladıklarına inanılan hayvan organ ya da parçaları, bk. muska. karşılığı yapımsal muska, insan muskası, bitkisel muska, gözdeğme, tapıncak.

Hayvansal nişasta : Glikojen.

Hayvansal protein yemleri : Proteince zengin olan ve hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılan hayvansal yemler.

Hayvansal yağ : Memeli ve/veya kanatlı hayvanların dokularından rendering veya özütleme işlemleri uygulanılarak elde edilen, iç yağı ve kuyruk yağının da dâhil olduğu ürünler. Süt ve süt ürünlerinden elde edilen kaymak, tereyağı gibi ürünler.

Hayvansemek : İnek ve koyun çiftleşme isteği duymak.

Hayvansever : Hayvanları seven, haklarını koruyan, onlara iyi davranan.

Hayvansı : Hayvanı andıran, hayvana benzeyen, hayvan gibi, hayvanımsı.

Hayvar : Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. Balık yumurtası, havyar. Koruğun ilk durumu.

Hayvara : İşsiz ve kararsızca dolaşan. Zararını düşünmeden düzensiz iş yapan kişi.

Hayvatlanmak : Çocuk heyecanla bağırmak.

Ilgı hayvanı : Damızlık hayvan.

Isırgan hayvancıkları : Knidliler.

İnce hayvan : Koyun, keçi; küçükbaş hayvan.

İşlenmiş hayvan gübresi : Kümes kanatlıları, geviş getirenler veya diğer herhangi bir hayvanın altlıklı veya altlıksız gübrelerini içeren veya içermeyen en çok % 15 su içeren; odun, rende talaşı, yataklık, toprak, kum, taş ve benzerleri yabancı maddeler toplamı % 30'u aşmayan bir hayvan artığı.

İşlenmiş hayvan gübresi türevleri : Hayvan atıklarının amonyak, formaldehit veya diğer kimyasal maddelerle muamele edilmesiyle üretilen kompostlar, maya mantarları, yosunlar veya diğer organizmalar gibi hayvan artıklarının kimyasal, fiziksel veya mikrobiyolojik değişimlerinden elde edilen ürünler.

İşlenmiş hayvan kalıntısı : Yapay kurutulmuş, kuru yığılmış, silolanmış, okside edilmiş, kimyasal işleme tabi tutulmuş, mikrobiyolojik olarak sindirime tabi tutulmuş, kimyasal veya fiziksel bölüntülere ayrılmış veyahut uygun madde durumuna getirebilmek için başka biçimlerde muamele edilmiş hayvan artığı.

Kanatlı hayvanlar : Eti veya yumurtası için yetiştirilen tavuk veya evcil kuşlar.

Karışık yırtıcı hayvanlar : Değişik türde yırtıcı hayvanların bir arada numaralar yaptıkları gösteri öbeği.

Kemerli hayvangil1er : (karşılık: tatugiller, Dasypodidae),türleri iyi bilinir.

Kemerli hayvangiller : Memeliler (Mammalia) sınıfının, dişsizler (Edentata) takımından, başları ve vücutları küçük kemik safihalardan yapılmış bir zırh içinde bulunan ve zırh sırtta oynak kemerler meydana getiren, inler kazan, saldırıya uğrayınca tespih böceği gibi yuvarlaklaşan türleri olan bir familya. Tatugiller.

Kızgın hayvan : Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan.

Kötü hayvan : Domuz.

Kümes hayvanı : Besin maddesi olarak beslenip büyütülen evcil kuşlar.

Kümes hayvanı akarı : Kanatlı akarı.

Kümes hayvanları sakatatı : Kümes kanatlılarının yemek borusu, akciğer, kalp, karaciğer, dalak, mide, kursak, taşlık, gelişmemiş yumurtalar ve bağırsakları içine alan, vücut boşluğunun bütün organları.

Pullu hayvanlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, vücutları büyük ve yassı, kahverengi, kırmızı renkli, dikenli pullarla örtülü, top gibi yuvarlaklaşabilen, dişleri olmayan bir takım.

Sakallı hayvancıklar : Su ayıları.

Sıcak kanlı hayvanlar : (karşılık: homoiyoterm hayvanlar), Vücut ısıları azçok sabit olan hayvanlar; kuşlar; memeliler.

Sıcakkanlı hayvanlar : Vücut ısıları az çok sabit olan hayvanlar. Homoiyoterm, endoterm.

Soğuk kanlı hayvanlar : (karşılık: poikiloterm hayvanlar), Vücut ısıları yaşadıkları ortamın ısısına göre değişen hayvanlar: Balıklar, amfibyumlar, sürüngenler.

Tarak hayvanları : Ktenoforlar.

Tarama hayvanı : Östrüste olan dişi hayvanı belirlemek için kullanılan erkek hayvan.

Tembel hayvangiller : Memeliler (Mammalia) sınıfının, dişsizler (Edendata) takımından, ağaçlarda yaşayan ve çok yavaş hareket eden, ön ayakları uzun ve kanca şeklinde kıvrık tırnakları olan, kulakları ve kuyrukları küçük, kılları uzun, yapraklarla beslenen, Amerika'da ormanlarda yaşayan bir familya. (Bradypodidae),iyi bilinen türleridir.

Terliksi hayvan : Bir hücrelilerden (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, tüm kirpikliler (Holotricha) takımından, iki kontraktil kofulu ve iki çekirdeği bulunan, tatlı sularda serbest yaşayan Paramecium caudatum türü iyi bilinen bir cins. Bir hücrelilerden (Protozoa), kirpikliler (Ciliata) sınıfının, tüm kirpikliler (Holotricha) takımından, iki kontraktil kofulu ve iki çekirdeği bulunan, tatlı sularda serbest yaşayan bir cins.

Terliksi hayvanı : (Paramaecium), takımından bir cins. P. caudatum en iyi bilinen türüdür. İki kontraktil kofulu ve iki çekirdeği vardır. Tatlı sularda özgür yaşar.

Üç parmaklı tembel hayvan : Dişsizler (Edentata) takımının, tembel hayvangiller (Bradypodidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 4 cm kadar kuyruğu olan, ayakları üç parmaklı, Amerika'da ormanlarda yaşayan bir tür. (Bradypus tridactylus) Dişsizler (Edentata) takımının tembel-hayvangiller (Bradypodidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 4 cm. Ayakları üç parmaklıdır. Orta ve Güney Amerikada ormanlarda yaşar.

Üreotelik hayvan : Karada yaşayan, amino azotu üre biçiminde vücudundan atan hayvanlar.

Ürikotelik hayvanlar : Amino azotu başlıca ürik asit biçiminde atan kanatlı ve sürüngenler.

Yabancıl hayvan : Başka coğrafi bölgelerden getirilmiş hayvanlar, egzotik hayvan. Son dönemlerde ev hayvanı olarak sahiplenilmeye başlanan sürüngen, amfibiyan veya eklem bacaklı olarak sınıflandırılan evcilleşmemiş hayvanlar.

Yakalı tembel hayvan : Dişsizler (Edentata) takımının, tembel hayvangiller (Bradypodidae) familyasından, 65 cm kadar uzunlukta, Brezilya'da yaşayan bir tür. (Bradypus torquatus) Dişsizler (Edentata) takımının tembel-hayvangiller (Bradypodidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 65 cm. Brezilyada yaşar.

Yeğinleştlrilmiş hayvancılık : Yüksek verim elde etmek amacıyla, iyileştirilmiş hayvan türleri besleyerek ve bakım tekniğinin en ileri yöntemlerini uygulayarak yapılan hayvancılık.

Yırtıcı hayvan eğiticisi : Yırtıcı orman hayvanlarını eğiterek gösteri yapacak duruma getiren uzman.

Yırtıcı hayvan eğitimi : Yırtıcı hayvanları sirkin amacına uygun biçimde eğitme eylemi.

Yırtıcı hayvanlar : Evcil olmayan, yabansı hayvanlar.

Yosun hayvancıkları : Vücut kısımları kolayca fark edilemeyen, çoğu denizlerde az bir kısmı tatlı sularda yaşayan, sesil ve koloni halinde yaşayan türleri olan şube, yosun hayvanları.

Yosun hayvanları : Birincil ağızlı hayvanların (Protostomia), yumuşakçalar (Mollusca) dalından, vücutları kalın ve kutikuladan yapılmış bir kabukla kaplı, koloni hâlinde yaşayan, koloninin bireyleri çoğunlukla kendilerini bir yere bağlayan, denizlerde ve tatlı sularda yaşayan bir sınıf. Bugula (Bugula) cinsi iyi bilinir. Yosun hayvancıkları.

Av hayvanı : Etinden, postundan yararlanmak amacıyla veya zararlı olduğu için avlanan vahşi hayvan.

Besi hayvanı : Beslenmek amacıyla alınan hayvan. Besiye çekilen hayvan.

Bitkimsi hayvanlar : Mercan, sünger gibi bitki görünümünde olan hayvanlar.

Deneme hayvanı : Meranın verimi veya mera üzerinde uygulanan ıslah ve düzenleyim işlemlerinin etkileri hakkında bilgi edinmek amacıyla otlatılan ve canlı ağırlık artışı veya süt verimi devamlı biçimde ölçülen hayvan.

Evcil hayvan : Evde bakılabilen, insana alışmış olan, evcilleştirilmiş hayvan.

Güneş hayvancıkları : Kök bacaklılardan, ışın biçimindeki yalancı bacaklarıyla hareket eden bir hücreli hayvanlar takımı, günsüler.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Hayvan bilimci : Hayvan bilimi uzmanı, zoolog.

Hayvan bilimi : Biyolojinin, hayvanların yapı, görev, davranış ve sınıflandırmaları, yeryüzündeki dağılışlarıyla uğraşan bilim dalı, hayvanat, zooloji.

Hayvan bilimsel : Hayvan bilimi ile ilgili, zoolojik.

Hayvan kömürü : Kan ve kemik gibi organik maddelerden yapılıp hekimlikte kullanılan kömür.

Hayvan yemi : Genellikle büyükbaş hayvanları beslemek için kullanılan besin maddesi.

Hayvanat : Hayvanlar. Hayvan bilimi.

Hayvanat bahçesi : Genellikle her tür hayvanın doğal şartlarda beslendiği, korunduğu, sergilendiği büyük bahçe.

Hayvanca : Çok kaba ve hoyrat. (hayva'nca) Çok kaba ve hoyrat bir biçimde, hayvancasına.

Hayvancağız : Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan, hayvancık.

Hayvancık : Ancak mikroskopla görülebilen çok küçük hayvan. Hayvancağız.

Hayvancılık : Evcil hayvanlara bakma ve yetiştirme işi.

Hayvanımsı : Hayvansı.

Hayvani : Hayvansal. Hayvanca.

Hayvaniyet : Hayvanlık.

Hayvanlaşma : İnsanlık erdemlerini yitirme, kabalaşma.

Hayvanlaşmak : İnsanlık erdemlerini yitirmek, kabalaşmak.

Hayvanlaştırmak : Hayvan durumuna getirmek.

Hayvanlık : Hayvan olma durumu, hayvaniyet. Hayvanca davranma.

Hayvanoğluhayvan : Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.

Hayvansal : Hayvanla ilgili, hayvani. Hayvandan elde edilen, hayvani.

Hayvanseverlik : Hayvansever olma durumu.

Koşum hayvanı : Koşum atı.

Kümes hayvanları : Etinden, tüyünden, yumurtasından yararlanmak üzere yetiştirilip beslenen tavuk, kaz, ördek, hindi vb. evcil hayvanlar.

Kürk hayvanı : Kürkü için üretilen veya avlanan hayvan.

Soğukkanlı hayvanlar : Vücut ısıları yaşadıkları ortamın ısısına göre değişen hayvanlar.

Uzun hayvan : Yılan.

Vahşi hayvan : Ehlîleştirilmemiş hayvan, yabani hayvan.

Yabani hayvan : Ehlîleşmemiş, vahşi ve yırtıcı hayvanların genel adı.

Yırtıcı hayvan : Vahşi hayvan.

Yük hayvanı : Yük taşımada kullanılan at, eşek vb. hayvanlar.

Diğer dillerde Hays converter sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Hays converter sığırı ne demek ? : hays converter cattle