Heap of money türkçesi Heap of money nedir
- Büyük miktarda para.
- Para yığını.
- Çok para.
Heap of money ingilizcede ne demek, Heap of money nerede nasıl kullanılır?
Heap : Yağdırmak (hediye veya hakaret). Bir sürü. Yüklemek. Yığın. Ağzına kabar doldurmak. Çok miktar. Küme. Öbek. Kümelemek. Yığmak.
Of : İle ilgili. -li. -in. Yüzünden. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. Nin. Den. Karşı. -nin.
Money : Arpa. Para. Sikke. Tıkır (argo sözcük). Servet. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ücret. Para kırmak. Akçe. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad.
Heap of junk : Hurda yığını. Külüstür.
Heap of trash : Çöp yığını. Bir sürü çöp veya atık.
Crude quantity theory of money : Klasik miktar kuramı. Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın tam işlendirme düzeyinde olduğu, paranın yalnızca değişim aracı olarak kullanıldığı ve dolaşım hızının sabit kaldığı varsayımları altında, para sunumundaki değişimlerin fiyatlar genel düzeyini aynı yönde ve oranda değiştirdiğini ileri süren, d. hume tarafından ortaya atılan, yirminci yüzyılda ı. fisher, a. marshall ve a.c. pigou tarafından geliştirilen, j.m. keynesin genel teorisi ile gözden düşen ve m. friedmanın yeni miktar kuramı ile yeniden kabul gören para kuramı.
A sufficiency of money : Yeterli miktar para.
Be made of money : Para babası olmak.
A pot of money : Yığınla para. Dünya kadar para. Yışınla para.
Change of money : Sarraflık.
İngilizce Heap of money Türkçe anlamı, Heap of money eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Heap of money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Small fortune : Dikkate değer para miktarı. Küçük talih. Küçük servet.
A pretty penny : Dünyanın parası. Epey para.
Heaps of money : Yığın yığın para. Para yığınları. Tonlarca para.
Top dollar : Ödenen en yüksek meblağ. (verilen) en yüksek miktar. Ödenen en yüksek tutar.
Bundle : Paket yapmak. Sepetlemek. Bir yığın. Paket. Deste. Bohçalamak. Yığın. Bağ. Tomar.
Pile : Direk. Yığınak yapmak. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme. Yığın. Stoklamak. Yığmak. Servet. Kuru pil. Tepeleme doldurmak.
Big money : Çok miktarda para. Büyük kar. Büyük para.
Racks : Rafa koymak. Alıcı denet masasının ve alıcının çalışmasını düzenleyen, ayarlayan öbür araçların yer aldığı oda. Uzatmak. Askıya asmak. Kirayı çok artırmak. Germek. Gererek işkence yapmak. İşkence etmek. Alıcı denet odası.
Good money : İyi para. Değişim değeri ile mal değeri arasındaki fark çok küçük olan, diğer bir deyişle piyasa değeri değişim değerinden büyük olan altın gibi madeni para. Büyük para miktarı. Geçerli para. Nakit.
At a price : Özveri veya kayıpla. Çok maliyetli. Yüksek fiyatla. Çok pahalı. Fiyatla. Fiyatlı. Yüksek maliyetli.
Heap of money synonyms : bundles.

Bu kısımda Heap of money kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Heap of money ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Heap of money anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Heap of money ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.