Heat türkçesi Heat nedir

  • Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Isıtmak.
  • Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi.
  • Kızmak.
  • Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü.
  • Östrüs.
  • Hareketlendirmek.
  • Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği.
  • Isı.
  • Kızgın hayvan.
  • Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji.
  • Daralmak.
  • Kızgınlık.
  • Kızıştırmak.
  • Hararet.
  • Isınmak.
  • Kızışmak.
  • Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan.
  • Sıcaklık.
  • Kızdırmak.

Heat ile ilgili cümleler

English: 4. Heat the sesame oil in the wok and melt the butter.
Turkish: 4. Susam yağını wokta ısıtın ve tereyağını eritin.

English: A steam engine is a machine by means of which heat is transformed into work.
Turkish: Bir buhar makinesi onun vasıtasıyla ısının işe dönüştürüldüğü bir makinedir.

English: Ali says he can't put up with the heat any longer.
Turkish: Ali sıcaklığa daha fazla katlanamayacağını söylüyor.

 

English: "Shall I heat your meal?" "Oh, yes please."
Turkish: "Yemeğinizi ısıtayım mı?" "Ah, evet lütfen."

English: A gas stove provides the most even heat for cooking.
Turkish: Bir gaz sobası yemek için en iyi ısıyı sağlar.

Heat ingilizcede ne demek, Heat nerede nasıl kullanılır?

Heat absorbing filter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Antikalorik filtre. Isıkeser süzgeç. Isıkeser (süzgeç). Tek resimli devinimle çalışabilen göstericilerde, gösterici ışıtacı ile film arasına girerek ışık kaynağı önünde uzun süre duran filmin yanmasını önleyebilecek biçimde ısıyı azaltan süzgeç.

Heat absorption : Isı alma. Isı emme. Isı soğurumu. Dışardan ısı alma.

Heat accumulator : Isı toplacı. Isı biriktiricisi. Isı akümülatörü.

Heat barrier : Isı duvarı. Isı limiti (uçak).

Heat blister : Isı kabarıklığı. Kurdeşen.

Heat conductivity : Isı iletkenliği. Cisimlerin ısıyı iletme yeteneği; bir cismin ilettiği ısı niceliğinin aldığı ısı niceliğine oranı. Isıl iletkenlik.

Heat conductor : Isı iletkenliği. Isı iletken. Isıl iletken. Isı iletkeni.

Heat consumption : Isı tüketimi.

Heat cycle : Bir kızgınlığın başlangıcından ikinci kızgınlığın başlangıcına kadar geçen süre, kızgınlık çevrimi, kızgınlık siklusu, östrüs siklusu, seksüel siklus. proöstrüs, östrüs, metöstrüs ve diöstrüs evrelerini içerir. Kızgınlık siklusu. Isı devresi. Kızgınlık döngüsü.

 

Heat cramp : Isı krampı. Hararet krampı. Atlarda aşırı egzersiz ve terlemeyi takiben oluşan elektrolit kaybından kaynaklanan kaslarının ani ve istem dışı ağrılı kasılmasıyla belirgin bir çeşit karın ağrısı, ısı krampı.

İngilizce Heat Türkçe anlamı, Heat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bridle : Karşı gelmek. Yular takmak. Gem. Ata başlık takmak. Başkaldırmak. Gem vurmak. Zaptetmek. Yular. Frenlemek.

Be riled : Sinirlenmek. Uyuz olmak.

Crossness : Çaprazlık. Huysuzluk. Aksilik. Terslik.

Crispen : Gevrek ve kıtır kıtır hale getirmek. Gevremek. Gevrek gibi olmak. Gevretmek. Gevrekleştirmek.

Heat of dissociation : Çözünme ısısı. Ayrışma ısısı. Ayrışma sıcaklığı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir özdeciğin ayrışırken verdiği ya da aldığı ısı.

Be cross : Darılmak. Küsmek. Asabı bozulmak. Sinirlenmek.

Furiousness : Çileden çıkarılmış olma durumu. Sinirlilik. Şiddetli olma durumu. Acımasızlık.

Animates : Diriltmek. Hayat vermek. Neşelendirmek. Yaşam bulmak. Can vermek. Hayat bulmak. Canlandırmak. Anime etmek. Canlılık kazandırmak.

Heat synonyms : heat of transformation, heats, get warm, fervours, antagonised, caloric, modify, bask, fervour, annoyances, heat of solution, fires, fire, angers, antagonise, bridling, get angry, get excited, exacerbate, tighten, boil up, heat up, anger, toasting, rut, make hot, aggravates, brisks, aggravate, calorify, jazz, envenoms, warm.

Heat zıt anlamlı kelimeler, Heat kelime anlamı

Cool : Serinleşmek. Soğukkanlılık. Havalı (tip). Serin yer. Sakinleşmek. Serin. Soğutmak. Sönmek (öfke veya arzu vb). Soğumak. Serinlemek.

Coldness : Kayıtsızlık. Soğukluk. Bürudet.

Heat ingilizce tanımı, definition of Heat

Heat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To communicate heat to, or cause to grow warm. To grow warm or hot by the action of fire or friction, etc., or the communication of heat. Heated. To make hot. A force in nature which is recognized in various effects, but especially in the phenomena of fusion and evaporation, and which, as manifested in fire, the sun`s rays, mechanical action, chemical combination, etc., becomes directly known to us through the sense of feeling. In its nature heat is a mode of motion, being in general a form of molecular disturbance or vibration. It was formerly supposed to be a subtile, imponderable fluid, to which was given the name caloric. As, to heat an oven or furnace, an iron, or the like. As, the iron though heat red- hot. As, the iron or the water heats slowly.