Hemşire nedir, Hemşire ne demek

Hemşire; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Hemşire" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İyi tanıdığım anasına ve hemşirelerine hiçbir suretle benzemiyor." - Y. K. Beyatlı
  • "Hemşirenin onlara ters ters bir şeyler söylediğini işitiyorum." - A. Ümit

Hemşire hakkında bilgiler

 
 

Hemşire, TDK'ya göre; Mesleki eğitim almış, hekim, laborant, hasta bakıcı gibi sağlık personelleriyle iş birliği yaparak hastanın tedavisini sağlayan sağlık çalışanına verilen isimdir. 2 Mart 1954 tarihli 8647 sayılı Resmi Gazete'ye göre; hemşireliğin tanımı şöyledir: Türkiye’de üniversitelerin hemşirelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksek okullarından mezun olan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenler ile öğrenimlerini yurt dışında hemşirelik ile ilgili, Devlet tarafından tanınan bir okulda tamamlayarak denklikleri onaylanan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilenlere Hemşire unvanı verilir. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden evvel usulüne göre hemşirelik sınıfına alınmış olanlar sanatlarını yapmaya ve hemşire unvanını kullanmaya devam ederler. Türkiye'de hemşirelik eğitimi sağlık meslek liseleri ve üniversitelerin ilgili bölümlerinde yapılmakta iken 2014 yılı itibari ile sağlık meslek liseleri kapatılmış, Hemşirelik lisans eğitimi düzeyine yükseltilmiştir. Hemşirelik eğitimi,lisans düzeyinde 4 yılda verilmektedir. 4 yılın sonunda dileyen öğrenciler meslek yüksek okullarında eğitimlerine devam ederek hemşirelik alanlarında yükselebilmektedirler.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun saptamalarına göre; 2001 yılında Türkiye'de 75.879 hemşire bulunmakta ve aynı verilere göre hemşire başına 903 kişi düşmekteydi. 2013 yılı Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı verilerine göre 139.544 hemşire bulunmaktadır.

Modern hemşireliğin kurucusu; Florence Nightingale'dir. Nightingale; şu sözleriyle ünlüdür; "Tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir." İlk Türk hemşire; Selçuklu döneminde yaşamış olan Gevher Nesibe'dir. 12 Mayıs günü, Florence Nightingale'in doğum günüdür ve her yıl dünyada "Hemşireler Günü" olarak kutlanmaktadır.

Hemşire ile ilgili Cümleler

  • Hemşire, bu hastayı gözünüzün önünden ayırmayın.
  • Hemşire beyaz giyindi.
  • Hemşire bebeklere baktı.
  • Hemşire burada değil.
  • Lütfen hemşirenin dediklerini yapın.
  • Hemşire bana bir iğne yaptı.
  • Bu günlerde, birçok erkek hemşire var.
  • Doktorlar ve hemşireler steteskoplar taşırlar.
  • O bir hemşire asistanı olarak uzun saatler çalıştı.
  • Ali bir hemşire olmak için Boston'a taşındı.
  • Bu sabah hemşirem beni sokaklara götürdü.
  • Jale emekli bir diplomalı hemşiredir.
  • Hemşire ağlayan çocuğu yatıştırdı.
  • Hemşire ağrıyı hafifletmek için Tom'a bir şey verdi.

Hemşire tanımı, anlamı:

Taraf : Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.

Tedavi : Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi.

Hasta : Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Aşırı düşkün, tutkun.

Sağlık : Sağ, canlı, diri olma durumu. Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.

Çalış : Çalma işi.

Hemşirezade : Kız kardeşin çocuğu.

Başhemşire : Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.

Hemşirelik : Kız kardeşlik. Hemşirenin yaptığı iş.

Doktor : Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

Acil : Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Yazılı : Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Uygulamak : Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek. Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek.

Bakım : Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Bakma işi.

Düzenlemek : Yapmak, hazırlamak. Düzenleme yapmak. Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Müzik aletlerini akort etmek.

Mesleki : Mesleğe ilişkin, meslekle ilgili olan, mesleksel.

Kız : Dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından kullanılan bir seslenme sözü. Üzerinde kadın resmi bulunan iskambil kâğıdı. Dişi çocuk.

Kardeş : Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri. Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Yaşça küçük olan çocuk.

Bacı : Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan. Tarikat şeyhlerinin karısı. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü. Kız kardeş. Büyük kız kardeş, abla.

Diğer dillerde Hemşire anlamı nedir?

İngilizce'de Hemşire ne demek? : n. nurse, sick nurse, sister, health visitor

Fransızca'da Hemşire : infirmier/ière [le][la]

Almanca'da Hemşire : n. Krankenschwester, Schwester

Rusça'da Hemşire : n. медсестра (F)