Hemosiyanin nedir, Hemosiyanin ne demek

Hemosiyanin; Biyoloji, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Demir yerine bakır kapsayan ve yumuşakçaların, kabukluların ve bazı örümceklerin kanlarında bulunan solunum pigmenti.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Omurgasızların kanında oksijen taşıyan protein.

Zooloji'deki anlamı:

Demir yerine bakır kapsayan ve yumuşakçaların, kabukluların ve bazı örümceklerin kanında bulunan bir solunum pigmenti.

Teknik terim anlamı:

Bazı örümceklerin, yumuşakçaların ve kabukluların kanında bulunan, demir yerine bakır içeren, mavi-yeşil renkli solunum pigmenti.

Hemosiyanin hakkında bilgiler

Hemosiyanin, demir yerine bakır ihtiva eden, eklembacaklılarda ve birçok yumuşakçada bulunan mavi renkli kan pigmentidir.

Hemosiyanin tanımı, anlamı

Hemo : Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi

Solunum pigmenti : Oksijenle zayıf bir bağ kurarak solunum yüzeylerinden dokulara oksijen taşıyan hemoglobin ve diğer hem proteinleri gibi pigmentler. Solunum proteini. Sitokromlar, miyoglobin, hemeritrin gibi pigmentler. Canlı organizmada oksitlenme ve indirgeme olaylariyle ilgili olan renk maddeleri; hemoglobin, hemosiyanin v. b.

Eklembacaklılar : Sert bir kitinle örtülü vücutları iki yanlı bakışık, ayakları eklemli olup, böcekler, örümcekler, kabuklular ve çok ayaklılar gibi asalakbilim yönünden pek önemli sınıfları içine alan omurgasızlar kökü. (Arthropoda), Sölomlu hayvanların birincil-ağızlılar (Protostomia) filumunun en geniş bir dalı. Vücutları baş, göğüs ve karın olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Her bölge çeşitli sayıda bölütlerden yapılmıştır. Bölütlere bağlı oları ekstremiteler daima eklemli parçalardan yapılmışlardır. Kan birincil ve ikincil karın boşluklarının birleşmesinden meydana gelen genel vücut boşluğu ya da kan boşluğu içinde dolaşır. Deri zaman zaman atılan kitin bir örtü ile kaplıdır. Petek gözler gelişmiştir. Ayrı eşeylidirler. Kara, su ve havada yaşarlar. 700000 kadar türü vardır. İlkel-eklembacaklılar (Malacopoda) ve gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) olmak üzere iki alt-dala ayrılırlar.

 

Yumuşakçalar : Çoğu suda yaşayan, omurgasız, yumuşak olan vücutları kabuk denilen sert, kalkerli bir örtü ile kaplı hayvanlar dalı.

Omurgasızlar : Omurgasız, çok hücreli hayvanlar âlemi (Protostomia).

Kabuklular : Kabukları yapılarındaki kireçli tuzlar dolayısıyla sertleşmiş olan, solunum aygıtları balıklara benzeyen, çok hücreli hayvanlardan eklem bacaklılar sınıfı.

Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.

Demir yeri : Limanlarda gemilerin demir atmasına ayrılmış yer.

Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.

Omurgasız : Omurgası bulunmayan. Düşüncelerini çıkarları doğrultusunda değiştirebilen, ilkesiz.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

 

Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Pigment : Boyar madde.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Diğer dillerde Hemosiyanin anlamı nedir?

İngilizce'de Hemosiyanin ne demek ? : haemocyanin, hemocyanin