Hemostasis türkçesi Hemostasis nedir

  • Kan dolaşımı durması.
  • Kan birikimi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kanama durması.
  • Kanamanın durdurulması, herhangi bir vücut bölgesinde seyreden kan akımının yavaşlaması.
  • Kanamanın dinmesi.
  • Kanamayı dindirme.
  • Hemostaz.
  • Kanın damar dışına çıkmasının, fizyolojik veya cerrahi olarak önlenmesi. zedelenmiş veya yırtılmış kan damarından kan akışının önlenmesi için geçekleşen damar büzülmesi, kan pulcuğu tıkacının oluşması, kanın pıhtılaşması ve fibröz doku oluşmasını içeren olaylar zinciri.
  • Kanamanın durması.

Hemostasis ingilizcede ne demek, Hemostasis nerede nasıl kullanılır?

Hemostat : Kanamayı geciktiren madde. Kanama durdurma pensi. Kanamayı durdurmak için kullanılan alet. Kanama durdurucu. Kan durdurucu.

Hemostatic : Kanamayı durduran, kanamayı durdurucu ilaç. Kan durdurucu. Kanama kesici. Hemostatik. Kan kesici. Kan dindirici. Kan akışını durdurabilen (haemostatic olarak da yazılır). Stiptik. Kan dindirici özelliğe sahip adrenalin, k vitamini, kalsiyum gibi ilaçlar.

Hemostatic drug : Kanama durdurucu ilaç. Hemostatik ilaç. Kanamayı durdurmak amacıyla kullanılan ilaç.

Hemostatic pens : Hemostatik pens. Kanayan damarı tutup sıkıştırarak kanamayı durdurmaya yarayan pens, hemostatik pens. Kanamayı durduran pens.

 

Hemostats : Kanamayı geciktiren madde. Kanama durdurucu. Kanamayı durdurmak için kullanılan alet. Hemostat. Kan durdurucu. Kanama durdurma pensi.

Chemostat : Sürekli fermentör. Kemostat. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakteri kültürlerini log fazında uzun süre muhafaza etmek için kullanılan bir cihaz. Bakterilerin çoğalmasını sınırlandırıcı besin elementi.

Chemosterilants : Böcek mücadelesi maksadıyla dişi ya da erkek böcekleri kısırlaştırmakta kullanılan tepa, metepa, tiotepa ve hempa gibi maddelerin genel adı. kemosterilant. Kemosterilant. Kimyasal kısırlaştırıcılar.

Chemosterilant : Kemosterilant.

İngilizce Hemostasis Türkçe anlamı, Hemostasis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hemostasis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Stop : Kalmak. Duraklamak. Dindirmek. Engellemek. Dinmek. Bitmek. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Resim durdurma. Dolgu yapmak. Stop ettirmek.

Stoppage : Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi. Tıkanma. Tatil. İnkıta. Durma. Kesinti. Tıkanıklık. Kabız. Tıkama. Durdurma.

 

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Surgery : Muayenehane (ingiliz ingilizcesi). Hariciye. Operatörlük. Muayenehane. Cerrahlık. Ameliyat. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu. Cerrahi. Ameliyathane. Görüşme (milletvekilinin seçim bölgesinde kendi seçmenleriyle yaptığı).

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

Hemostasis synonyms : surgical process, hemostasia, haemostasia, haemostasis, surgical procedure, abamectin, a dna, a band, operation, abattoir, abdominal pain, a crochordon, a c syndrom, abdominal fat necrosis, a c deformity, surgical operation.