Hepatotoxic encephalopathie türkçesi Hepatotoxic encephalopathie nedir

Hepatotoxic encephalopathie ingilizcede ne demek, Hepatotoxic encephalopathie nerede nasıl kullanılır?

Hepatotoxic : Hepatotoksik. Karaciğer hasarı oluşturan, karaciğer hücreleri için zehirli. Karaciğer hücrelerine zehirli olan.

Hepatotoxic jaundice : Karaciğer parenkim hücrelerinin zedelenmesi sonucu bilirubinin glukuronik asitle birleştirememesinden kaynaklanan kanda biriken bilirubinin deri ve mukozaların sarı renge boyanmasıyla biriken klinik ve patolojik bulgu, hepatohücresel sarılık, hepatosellüler sarılık, intrahepatik sarılık, intrahepatik ikterus, parankimatöz ikterus, toksik sarılık. Hepatotoksik sarılık.

Feline spongioform encephalopathie : Kedilerin süngerimsi ensefalopatisi. İlk kez 1990 yılında ingiltere'de bir siyam kedisinde saptanan, scrapie'li koyun ve bse'li sığırların beyinlarinden hazırlanan mamaların verilmesiyle oluşan bulaşıcı süngerimsi bir beyin hastalığı, felin spongioform ensefalopati. Felin spongioform ensefalopati.

Hepatoencephalopathie : Hepatoensefalopati. Karaciğer yetersizliği nedeniyle toksik maddelerin vena cava yoluyla sistemik dolaşıma ve beyne ulaşması sonucu nörolojik belirtilerin ortaya çıkmasıyla belirgin tabloya verilen ad, hepatotoksik ensefalopati.

 

İngilizce Hepatotoxic encephalopathie Türkçe anlamı, Hepatotoxic encephalopathie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hepatotoxic encephalopathie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Hepatotoxic encephalopathie synonyms : abdominal fat necrosis, a c deformity, hepatoencephalopathie, abattoir, a c syndrom, abdominal ovariectomy, a clay.