Heritage türkçesi Heritage nedir

  • Miras.
  • Bir neslin kendisinden sonra gelen nesle bıraktığı şey.
  • Kalıtım yoluyla geçen herhangi bir özellik.
  • Kalıt.
  • Birine ölen bir yakınından kalan servet.
  • Kalıtım.
  • Kök.
  • Vadedilmiş kutsal toprak hakkı (incil).
  • Tereke.

Heritage ile ilgili cümleler

English: The 26th of September is the European Day of the Languages. The Council of Europe want to sharpen the attention for the multilingual heritage of Europe, to foster the evolution of multilingualism in society and to encourage the citizens to learn languages​​. Tatoeba as an easy-to-use learning media and as a vivid community promotes the study and appreciation of languages in a quite practical way.
Turkish: Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.

English: We have a rich historical heritage.
Turkish: Zengin bir tarihsel mirasımız var.

English: You always tell me I should be proud of my heritage.
Turkish: Bana her zaman mirasımla gurur duymam gerektiğini söylüyorsun.

 

English: This building should be kept as a national heritage.
Turkish: Bu bina ulusal miras olarak tutulmalıdır.

Heritage ingilizcede ne demek, Heritage nerede nasıl kullanılır?

Common culturel heritage : Ortak kültür kalıtı. Belirli bir kültürden türemiş olan değişik halk kültürlerindeki ürünler.

Cultural heritage : Kültür mirası. Kültürel miras. Milli özellikler. Bir kültürden miras olarak alınmış özellikler ve gelenekler.

Golden heritage : Altın miras.

Jewish heritage : Yahudi mirası. Yahudi halkının mirası ve adetleri.

Social heritage : Bir toplumda ya da toplumsal kümede geçmiş kuşaklardan kalma ekin öğeleri. Toplumsal kalıt.

Heritability : Kalıtsallık. Miras bırakılabilir olma durumu. İntikal edilebilme durumu. Miras bırakılabilirlik. Kalıcılık. Kalıtım yoluyla geçebilirlik.

Heritages : Birine ölen bir yakınından kalan servet. Kalıtım. Tereke. Bir neslin kendisinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıtım yoluyla geçen herhangi bir özellik. Kalıt. Miras. Vadedilmiş kutsal toprak hakkı (incil). Kök.

Heritance : Miras.

Autosomal dominant inheritance : Otozomal baskın kalıtım. Bir otozomda taşınan homozigot baskın mutant bir genin belirlediği karakterin kalıtım şekli. otozomal dominant kalıtım.

 

Heritably : Miras bırakma yoluyla. Aktararak. Miras bırakarak.

İngilizce Heritage Türkçe anlamı, Heritage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heritage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bases : Başlangıç sayısı. Alt. Üs. Kaide. Dip. Düzlemler. Saha kenarı. Depart.

Heredity : Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Bireyin doğuş yoluyla aktardığı türsel ya da bireysel özellikleri, bk. edinim. Soyaçekim. Soydan geçen özellik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Veraset. Heredite. Kalıtımla geçen özellik. Biyolojik özelliklerin, genlerin, bir dölden diğerine aktarılması. genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek, belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar. bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına, diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir.

Radicals : Esas. Radikaller. Radikal. Ana nota. Köken. Kök işareti.

Radical : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Köksel. Radikal. Kökten. Kök halinde olan. Köke ait olan. Köktenci. Esas. Kök işareti.

Origin : Asıl. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, uzay, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir malın üretildiği yer. Bir cismin ya da varlığın doğduğu ya da çıktığı yer. güneş dizgesinin kökeni büyük bir gaz bulutuydu. Başlangıç. Başlangıç noktası. Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer. Köken. Mahreç.

Inheriting : Kalıtımla kazanmak. Mirasa konmak. Miras almak. Miras olarak almak.

Heredities : Irsiyet. Kalıtımla geçen özellik. İrsiyet. Heredite. Veraset. Soyaçekim. Soydan geçen özellik.

Bequest : Muayyen mal vasiyeti. Menkul vasiyeti. Bağışlama. Vasiyetname ile bırakılan bağış. Teberru. Vasiyetle bırakma. Vasiyet.

Gene : Gen. Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. tek bir gen belirli bir dna uzunluğunda (bazı virüslerde rna) olur. genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve rna tiplerinin sentezini yaparlar. polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. dna molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. Dna üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir rna zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren dna parçası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Heritage synonyms : heritages, radical word, heirdoms, genetics, heirdom, patrimonies, heirship, upbringing, practice, apo, offshoot, background, operon, contribution, birthright, basis, heirships, estate, fang, inheritance, legacy, etymon, attribute, origins, bequests, grass roots, base, patrimony, heritance, inheritances, estates, legacies, geneses.

Heritage ingilizce tanımı, definition of Heritage

Heritage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Inheritance. That which is inherited, or passes from heir to heir.