Heterogeneous türkçesi Heterogeneous nedir

  • Çoklu türel.
  • Herbisit.
  • Tek evreli olmayan, özellikleri kesikli olarak değişen ortamlara ilişkin.
  • Çok kökenli.
  • Çokunsurlu.
  • Çok yapımlı.
  • Ayrı cinsten veya değişik yapıda olan, değişik ögelerden oluşan.
  • Düzensiz yapılı.
  • Benzer olmayan unsurlardan oluşan.
  • Doğabilimsel yapı ya da kimyasal birleşim açısından tektürel ve düzgün olmayan.
  • Farklı yapıda.
  • Değişik karakterlere veya yapılara sahip olma.
  • Yabani otlara karşı kullanılan öldürücü maddeler.
  • Ayrışık.
  • Heterojen.
  • Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Ayrı cinsten.
  • Çoktürel.

Heterogeneous ingilizcede ne demek, Heterogeneous nerede nasıl kullanılır?

Heterogeneous capital : Belli bir üretim biçimi için özel olan ve alternatif üretim süreçlerine aktarılamayan farklı türlerdeki fiziksel sermaye. Ayrışık sermaye.

Heterogeneous catalysis : Çoktürel tezlendirme. Heterojen kataliz. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tezgenin, tepkimenin içinde yer aldığı evreden başka bir evrede olması ile yapılan tezlendirme (örneğin, katı tezgen, gaziçi tepkimesi). Çoktürel tezleştirme.

Heterogeneous computer network : Farklı bilgisayarlar ağı. Çoktürlü bilgisayar ağı. Türdeş olmayan bilgisayarlar ağı. Türdeş olmayan bilgisayar ağı.

Heterogeneous equilibrium : Ayrışık denge. Çoktürel denge. Heterojen denge. Bir katı ile bir uçunun, bir sıvı ile bu sıvının doygun uçuğunun dengesi gibi iki ya da daha çok evreli dizgelerin ulaştığı denge dunumu.

 

Heterogeneous goods : Özsel veya biçimsel olarak farklı ya da farklılaştırılmış mallar. Ayrışık mallar.

Heterogeneous trend : Çoktürel eğilim.

Heterogeneous network : Çoktürlü ağ. Farklı yapılardaki bilgisayarlardan oluşan yerel alan ağı. Karışık ağ. Heterojen ağ. Türdeş olmayan ağ. Çoktürel ağ.

Heterogeneous precipitation : Heterojen çökelme. Çoktürel çökelme. Çoklu türel çökelme.

Heterogeneous nucleation : Heterojen çekirdeklenme. Çoklu türel çekirdeklenme. Çoktürel çekirdeklenme.

Heterogeneous structure : Çoktürel yapı. Heterojen yapı. Çoklu türel yapı.

İngilizce Heterogeneous Türkçe anlamı, Heterogeneous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heterogeneous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mutually exclusive : Karşılıklı dışarlayan. Karşılıklı hariç. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İkinci bir şeyin kabul edildiği zaman bir şeyi otomatik olarak reddetmek. Birbirini dışlayan.

Diversified : Rizikoları dağıtılmış. Değişik. Dağıtılmış. Farklı. Farklı alanlara yönlendirilmiş. Çeşitli.

 

Disparate : Bambaşka. Benzeşmeyen şeyler. Kıyaslanabilemez. Bambaşka şeyler. Nispetsiz. Tamamen farklı. Farklı. Benzeşmeyen. Kıyaslanamaz. Hiç benzemeyen.

Nonhomogeneous : Değişik. Homojen olmayan. Aynı olmayan. Tekdüze olmayan. Biryapımlı olmayan.

Isolating : Ayrışkan. Çekimsiz. Yalıtkan. Ayrı tutulan. Ayıran. Kelimelerin dilbilgisel ilişkisi onların cümle içindeki yerleştirilmesi tarafından belirlenen dile ait veya ilgili (dilbilim).

Sundry : Müteferrik. Çeşitli. Türlü türlü. Bir takım. Güneşte kurutmak. Türlü. Birtakım. Muhtelif. Bazı. Birkaç.

Heterogenous : Dışardan gelen. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişik karakterlere ya da yapıya sahip olan. Dış kaynaklı (tıp). Çokyapımlı. Heterogenus. Dış kaynaklı. Heterojeni.

Herbycide : Zararlı bitkileri yok etmek amacıyla kullanılan bileşik.

Motley : Çeşit çeşit. Birbirinden çok farklı kişilerden (takım). Uyumsuz karışım. Birbirinden çok farklı şeylerden oluşan (grup). Alaca bulaca. Alacalı. Her tür. Yüz çeşit. Karışık. Karmakarışık.

Inhomogeneous : Aynı olmayan. Tek türde olmayan. Benzer olmayan. Homojen olmayan. Türdeş olmayan.

Heterogeneous synonyms : mixed, dissociated, different, disjointing, varied, herbicide, miscellaneous, various, assorted, disjoints, disjoint, nonuniform.

Heterogeneous zıt anlamlı kelimeler, Heterogeneous kelime anlamı

Homogeneous : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bağdaşık. Türdeş. Mütecanis. Tekunsurlu. Homojen. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Aynı yapılı olan. Benzeşik. Tekkökenli.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Same : Tıpkı. Özdeş. Aynı şekilde. Farksız. Tıpkısı. Aynı. Eşit. Benzer. Aynı şey.

Heterogeneous antonyms : undiversified, autogenous.

Heterogeneous ingilizce tanımı, definition of Heterogeneous

Heterogeneous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to homogeneous, and said of two or more connected objects, or of a conglomerate mass, considered in respect to the parts of which it is made up. Dissimilar. Differing in kind. Having unlike qualities. Possessed of different characteristics.