Heykelsütun nedir, Heykelsütun ne demek
Heykelsütun; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir sözcüktür.
Güzel Sanatlar'daki anlamı:
(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.
Heykelsütun anlamı, tanımı
Heykel : Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.
Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.
Tapınak : İçinde ibadet edilen, tapınılan yapı, mabet, ibadethane, ibadetgâh.
Uyanış : Uyanma işi. Uyanma, intibah. Bilgisizlikten kurtulma durumu. Avrupa'da özellikle İtalya'da XV. yüzyılda başlayan genel sosyoloji ve felsefe öğretileri bütünü, Rönesans.
Betili : İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.
Yapıt : Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.
Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.
Sütun : Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.
Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.
Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.
Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Yuna : Belleme (II).
Beti : Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.
Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
Diğer dillerde Heykelsütun anlamı nedir?
İngilizce'de Heykelsütun ne demek ? : caryatid, burden-bearer


Bu kısımda Heykelsütun nedir? Heykelsütun ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Heykelsütun tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Heykelsütun hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.