Hipoksik hipoksi nedir, Hipoksik hipoksi ne demek

Hipoksik hipoksi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yüksek irtifalara çıkma, hipoventilasyon, solunum yolu hastalıkları gibi nedenlere bağlı olarak akciğer aracılığıyla atmosferden kana oksijen geçişinin azalması.

Hipoksik hipoksi tanımı, anlamı

Hipo : ClO- içeren bileşik. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler. İşlemede saptama aşamasında en çok kullanılan kimyasal özdek (sodyum hiposülfit, tiyosülfit, Na2 S2 O3 . 5H2 O) ya da eriyiği. Alt, altında. Az, noksan

Hipoksi : Çevrede canlı için gerekli oksijenin az miktarda bulunuşu. Organ veya dokularda oksijen azlığı. Oksijen azlığını ifade eden metabolik durum. Akciğerlerden kana yeterli oksijen alınamayışı sonucu organ ve dokularda beliren oksijen yetersizliği, anoksi. Anemi, ventilasyonu azaltan fakörler, kalp yemezliği, hücre zehirlenmesi gibi durumlar canlıda hipoksiye neden olur.

Hipoksik : Oksiyen düzeyi çok düşük olan.

Hipoventilasyon : Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normalin altında gerçekleşmesi. Alveollerdeki hava giriş çıkışının metabolik gereksinimin altında olması sonucu alveol karbondioksit basıncının artması ve oksijen basıncının azalması.

 

Atmosfer : Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Hastalı : Hastalıklı.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

İrtifa : Yükseklik. Yükselti.

 

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

Geçiş : Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Nede : Nerede. Nerede?.

Diğer dillerde Hipoksik hipoksi anlamı nedir?

İngilizce'de Hipoksik hipoksi ne demek ? : hypoxic hypoxia