• Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans

"Hoşgörü" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Pek az kimseye göstermiş olduğu bir hoşgörüden yararlandım." - A. Ş. Hisar
 

Felsefi anlamı:

Başkalarının düşünce ve kanılarını hoşgörme, onların da geçerliliklerine karşı tepki göstermeme.

yüzyıldan beri din baskısından kurtulmayla dinsel sorunlar karşısında hoşgörü başlamıştır. (Nicolaus Cusanus'un "De pace fidei" adlı yapıtı yol açıcı olmuş, sonradan Bodin, Spinoza, Locke, Voltaire bu konuda etkili yapıtlar vermişlerdir.)

(Lat. tolerantia < tolerare = katlanmak) :

Başkalarının düşünce ve kanılarını özgürce dile getirmesini ve düşüncelerine göre yaşamasını hoşgörme tutumu. // Batı dünyasında özellikle 1

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı.

Bilimsel terim anlamı:

Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu.

Bir yumrukoyuncusunun ağırlık sınıfındaki ağırlığının kabul edilecek kadar azlığı ya da çokluğu.

İngilizce'de Hoşgörü ne demek? Hoşgörü ingilizcesi nedir?:

tolerance

Hoşgörü hakkında bilgiler

Hoşgörü, müsamaha, tahammül, tesamuh, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.

Sosyal ilişkilerde bir tarafın, bazen farkında olmadan, kasıtlı olmayarak, bazen de kasıtla diğer tarafa (maddi/manevi) zarar verebilecek bir sahne yaratması durumunda, diğer tarafın bunu görmezden gelerek veya cevabından vazgeçerek ödün vermek tahammülünü (erdem) gösterebilmesidir. Tasavvufta Mevlana hoşgörüye örnektir.

Hoşgörü ile ilgili Cümleler

  • Hoşgörüsüzlüğün güvensizliğini yansıtıyor.
  • Bu hoşgörülebilir mi?
  • Ali benim kadar hoşgörülü değil.
  • Hoşgörülü ol!
  • Gerçekten daha hoşgörülü olmak zorundayız.
  • Hoşgörülü müsün?
  • Hoşgörüsüzlük hoşgörülmeyecek.
  • Hoşgörülü olun.
  • Ali çok hoşgörülü değil.
  • Sabrı hoşgörü ile karıştırmayın.
  • O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.
  • Ali çok hoşgörülüydü.

Hoşgörü kısaca anlamı, tanımı:

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Hoşgörücü : Hoşgörülü.

Hoşgörülü : Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

Hoşgörürlük : Hoşgörülülük.

Anlayış : Anlama işi, telakki. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite. Hoş görme, hâlden anlama.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Müsamaha : Görmezlikten gelme, göz yumma. Hoşgörü.

Tolerans : Hoşgörü. İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. Yüksek dozda verilen herhangi bir ilaca karşı vücudun gösterdiği dayanma gücü. Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilacın etkilerinin giderek azalması durumu.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

Yumma : Yummak işi.

Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Hoşgörü sınırları : (Nitelik denetimi) Güven sınırlarından ayrı olarak, bir nesnenin benimsenmesi için ölçümlerin bulunduğu aralığın sınır değerleri.

Hoşgörülülük : Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.

Hoşgörüsüz : Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız. İlgili cümle: "“Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız.”" T. Dursun K.

Hoşgörüsüzlük : Hoşgörüsüz olma durumu, müsamahasızlık, toleranssızlık.

Diğer dillerde Hoşgörü anlamı nedir?

İngilizce'de Hoşgörü ne demek? : n. tolerance, connivance, indulgence, allowance, toleration, clemency, complaisance, discretion, forbearance, latitude, lenience, leniency

Fransızca'da Hoşgörü : tolérance [la], rémission [la]

Almanca'da Hoşgörü : n. Duldsamkeit, Langmut, Toleranz

Rusça'da Hoşgörü : n. терпимость (F), снисхождение (N)

Hoşgörü ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Hoşgörü nedir? Hoşgörü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Hoşgörü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Hoşgörü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Kasko: merhaba burçin hanım, mutlaka bir hukuk bürosu ile anlaşın ve hakkınızı arayın. başta masraf yapmış olacaksınız ama dav...
  • Kasko: merabalararacımla kaza yaptım aracım perte çıktı yanımda bi arkadaşımla ifade felan verdik kasko şirketine gitti araç sonu...
  • Görevsizlik kararı: görevsizlik kararının kaldırılması ne demek yada ne anlama geliyor...
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: 29 ekim ile ilgili şiir arıyordum ama bu yazı da çok işime yarayacak. ödevim için çok faklı bir makale oldu. çok teşekkür...
  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zar...