Holocene türkçesi Holocene nedir

  • Dördüncü zamana ait birikinti.
  • Holosen.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sürmekte olan jeolojik evre.
  • Yakın zaman.
  • Pleistosen'den sonra gelen, 10000 yıl önce başlamış olan yakın jeolojik çağ. holosen.

Holocene ingilizcede ne demek, Holocene nerede nasıl kullanılır?

Holocephali : Tümbaşlılar.

Holocaust : Soykırım. Büyük tahribat. Özellikle yangın sonucu olan kırım. Yangının her şeyi yakması. Kurban. Yahudilere uygulanan soykırım. Büyük yangın. Toplu ölüm. Nazi soykırımı. Tamamen yakılmış kurban.

Holocausts : Yangının her şeyi yakması. Nazi soykırımı. Soykırım. Çok sayıda insan kaybına sebep olan yangın. İmha. Büyük tahribat. Büyük yangın. Kurban. Tamamen yakılmış kurban. Toplu ölüm.

Holocrine : Derideki yağ bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının, dışarı salgılanması sırasında, sitoplazmanın tamamının da dışarı atılması şeklindeki salgılama tipi. (beze ile iligli) beze hücrelerinin çözünmesiyle oluşan salgı ürünleri. Holokrin.

Holocrine gland : Holokrin bez.

The holocaust : Nazilerin yaptığı musevi katliamı. Nazi soykırımı. Holokost. Yahudi soykırımı.

Holobenthic : Hayatı boyunca su zemininde yaşayan. Holobentik. Hayatı boyunca denizlerin dibinde zemin üzerinde yaşayan canlı.

 

Denial of the holocaust : Musevi soykırımı'nı inkar etme. Altı milyon musevi'nin gerçekte naziler tarafından soykırıma tabi tutulmuş olmasını inkar etme. Nazilerin gerçekleştirdiği yahudi soykırımı'nı inkar etme.

Glandula holocrina : Holokrin salgılama. Bez epitel hücrelerinin salgılarını dışarı verdikleri üç biçimden biri. hücre sitoplazmasının tümü salgı maddesiyle dolu olarak dışarı verilen bu salgılama deride bulunan yağ bezlerinde ve ovaryumdan atılan ovositle testisten atılan spermiyumlarda görülür.

Echolocation : Sesle yer belirleme. Bir ekonun oluşmasının aldığı süre hesaplanarak bir objenin yerinin belirlenmesi (sonar veya radarda olduğu gibi). Ekolokasyon. Yankıyla yön belirleme. Yankılı yer bulma.

İngilizce Holocene Türkçe anlamı, Holocene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holocene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Quaternary period : Dördüncü zaman. Kuaterner dönem.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Holocene synonyms : holocene epoch, age of man, recent, aardvarks, a chromosome, aardvark, abo blood groups system, recent epoch, abramis zone, a site, a cell, quaternary.