Holta nedir, Holta ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Olta.

Davar köpeklerinin boğazına takılan dikenli demir halka.

Sarhoş gibi bilinçsiz hareketler yapan kişi.

Gezinti.

Golf pantolon.

Bol paçalı yabanlık kadın şalvarı.

Yol kıvrımı, dönemeç.

Olta.

Volta.

Teknik terim anlamı:

Köpeklerin boynuna takılan sivri dişli demir halka.

Holta kısaca anlamı, tanımı

Holt : Tahıl konulan ambar. İyi olmayan (şey için)

Holta etmek : Acele acele, kol kola gezinmek. Dolaşmak.

Holta vurmak : Yürüyerek gezinti yapmak: Mahbuslar avluda holta vuruyorlar.

Holtak : Bol, geniş, gevşek.

Holtan : Çarık ve ayakkabılara konulan keçe, deri yama: Çarığım delindi holtan koydum. Yemeni ya da ayakkabılardaki dikiş yapılan kenar. Çarıkla giyilen bir çeşit dolak. Ayakkabının içine çivisiz ve dikişsiz konan yama. (Dumlupınar Kütahya).

Holtayı çekmek : Kaçmak, gitmek.

Golf pantolon : Paçaları büzgülü bacak bölümü daha geniş pantolon.

Bilinçsiz : Bilinci olmayan, şuursuz. Kendi etkinliğini eleştirmeli bir biçimde sezmeyen, şuursuz.

Yabanlık : Bayram gibi önemli günlerde veya konukların yanına çıkarken giyilen yeni giysi, kişilik, adamlık. Ekilmemiş, işlenmemiş toprak.

Bol paça : Geniş paça. Dökük, saçık, şapşal (kimse).

Pantolon : Belden başlayan ve genellikle paçaları ayak bileklerine kadar inen giyecek.

 

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Gezinti : Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

Dikenli : Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.

Yabanlı : Yabancı, göçmen. Sinop kenti, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Dönemeç : Bir yolun yön değiştirdiği yer, viraj. Bir durum, tutum, davranış ve düşüncedeki aşama.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Sarhoş : Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.

Pantol : Pantolon. Fransızca kökenli pendule: saat pandülü.

Şalvar : Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü.

Diğer dillerde Holştayn frizyan sığırı anlamı nedir?

İngilizce'de Holştayn frizyan sığırı ne demek ? : holstein–friesian cattle