Homojen nedir, Homojen ne demek

Homojen; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bağdaşık.
  • Bütün terimleri aynı derecede olan (çok terimli)

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. homos: aynı; genos: ırk) Benzer karakterlere ya da yapıya sahip olan.

Felsefi anlamı:

[Bakınız: bağdaşık]

Kimya'daki anlamı:

Tamamının aynı yapıda olma, yeknesak olma hâli, heterojenin zıttı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Benzer karakterlere veya yapıya sahip olan.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bağdaşık.

İngilizce'de Homojen ne demek? Homojen ingilizcesi nedir?:

homogenous, homogeneous, homogene

Homojen hakkında bilgiler

Homojen, orijinali homogeneous ve Türkçesi türdeş olan bu kelime, bir sıfat olup; tek tip, her yeri bir veya aynı, içerisinde farklılıklar taşımayan anlamlarına gelir.

Heterojen teriminin zıt anlamlısıdır. Aynı veya birbirine yakın değerleri/nitelikleri içeren bir bütünlüğü tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu bütünlük (veya diğer bir deyişle "grup"), aynı/yakın değerlere sahip olup, çevresinden yoğunluk olarak farklılaşır ve bu sayede kolayca tanımlanabilmektedir. Grup, içinde yer alan nesne veya verilerin tamamının veya çoğunun benzer veya aynı olduğu durumlarda homojen grup olarak tanımlanır.

 

Madde dağılımı ve özellikleri her yerinde aynı olan kimyasal karışımlara da Homojen Karışım adı verilmektedir (örneğin: çözeltiler, alaşımlar, gaz karışımları, vb.). Bu tür homojen karışımlarda karışan madde çeşitleri gözle ayırt edilemezler. Homojene: Tuzlu su, alkollü su, çeşme suyu ile içerisinde bulunduğumuz ve soluduğumuz hava da birer örnektir. Şunu kısaca anlatmak gerekirse Benzer karakterlere veya yapıya sahip olan olarak tanımlarız.

Homojen anlamı, tanımı:

Terim : Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had.

Aynı : Benzer. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan. Eski durumunda kalmış, değişmemiş.

Homojenleşme : Bağdaşıklaşma.

Homojenleştirme : Bağdaşıklaştırma.

Homojenlik : Bağdaşıklık.

Bağdaşık : Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

Derece : Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Sıcaklıkölçer. Denli, kadar. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.

 

Orijinal : Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Sıfat : Yüz, kılık ve dış görünüş. Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad. Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği.

Farklılık : Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik. Farklı olma durumu, ayrımlılık, başkalık.

Homojen çöktürme : Bir çöktürücü belirtecin analiti içeren çözeltide kimyasal olarak oluşturulması; homojen çözeltiden çöktürme olarak da bilinir.

Homojen denklem : Homojen bir fonksiyonu sıfıra eşit kılmakla elde edilen denklem. İkinci yanı özdeş olarak sıfır olan cebirsel ya da diferansiyel denklem, homojen diferansiyel denklem.

Homojen ekojenite : Ultrasonografide doku veya organın benzer ekojenitede olması.

Homojen fonksiyon : [Bakınız: türdeş fonksiyon]

Homojen fonksiyonlar için euler teoremi :

Homojen sistem : Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olan, tek fazlı sistem.

Homojenat : Bir organ ya da dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen madde. Yapı bakımından bütünlük kazandırılmış madde. Bir organ veya dokunun özel olarak çok ince parçalara parçalanması sonucu elde edilen karışım.

Homojenizasyon : Bir organ ya da dokuyu çok ince parçalara parçalama tekniği. Yapı bakımından bütünlük kazandırma, tümüne aynı yapıyı verme. Homojenleştirme.

Homojenizatör : Homojenleştirici.

Homojenize : Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi.

Diğer dillerde Homojen anlamı nedir?

İngilizce'de Homojen ne demek? : adj. homogeneous, indiscrete, intimate

Fransızca'da Homojen : homogène

Almanca'da Homojen : adj. homogen

Rusça'da Homojen : adj. гомогенный