Horan tepmek nedir, Horan tepmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

El ele tutarak horan oynamak.

Horan tepmek tanımı, anlamı

Horan : El ele tutuşarak halka şeklinde oynanılan bir çeşit oyun. Eğlence: Horan söğüdü. Biçilmiş tarla. Fırın. Oğlan çocuğu. Aile, ev halkı. Toplantı: Akşama kadar horandan kalkmaz. Üstünlük

Hora : Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.

Tepme : Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.

Tepmek : Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.

Tutarak : Sara.

Oynamak : Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

 

El ele : Birbirinin elini tutarak.

Oynama : Oynamak işi.

Tutar : Nicelik bakımından bir şeyin bütünü. Para miktarı, meblağ.

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık].

Ele : Şaşma bildirir ünlem. Böyle mi, doğru mu ?. [Bakınız: êhé]. Şaşma bildirir ünlem: Ele ne bu?. Öyle. Öyle, bk. öle. Öyle, bk. eyle, öle, ôyle.

El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

Diğer dillerde Hoppegartenöksürüğü anlamı nedir?

İngilizce'de Hoppegartenöksürüğü ne demek ? : hoppegarten cough