Housed türkçesi Housed nedir

Housed ingilizcede ne demek, Housed nerede nasıl kullanılır?

Housedress : Ev kıyafeti. Evde giyilen basit ve ucuz giyecek. Ev giysisi. Ev işleri yaparken giyilen gündelik giysiler.

Rehoused : Yeni konut sağlamak. Yeni ev vermek.

Unhoused : Evsiz. Evden atmak. Korunaksız. Evi olmayan. Barınaksız. Evsiz bırakmak.

Warehoused : Saklanmış. Gümrüklenmiş. Depoya konulmuş. Depolanmış.

House agent : Emlakçı.

House curtain : Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde. Sahneye veya salona açılan perde. Ana perde.

House dust mite : Ev tozu akarı. Dermatophagoides pteronyssinus veya d. farinae.

House arrest : Evde göz hapsi. Gözaltı. Ev hapsi.

House full : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bütün biletlerin satılmış olduğunu bildiren terim. Herhangi bir gösterimin bütün biletlerinin satıldığını anlatır terim. Kapalı gişe.

House board : Seyirci salonunun, dinlenme yerlerinin ve seyircinin bulunduğu yerlerin ışıklarını açıp kapayan ana çevirgeç. Salon aydınlatma ana çevirgeci.

İngilizce Housed Türkçe anlamı, Housed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Housed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chalet : Çoban barakası. Ahşap sayfiye evi. Şale. Deniz kıyısında yazlık kulübe. Küçük. Dağ evi. Küçük köşk. İsviçre dağ evi. Ahşap yazlık. Ahşap ev veya bungalov.

 

Maisonette : Küçük ev. Küçük daire. (bir tür) dubleks daire.

Harbour : Sığınak. Yataklık etmek. Barınmak. Korumak. Liman. Demir atmak. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent. Misafir etmek. Barınak. Sığınmak.

Ranch house : Çiftlik evi.

Country house : Şehir dışındaki yazlık. Sayfiye. Köy konutu. Köy yaşamının gereksinmelerine yanıt verecek biçimde yapılmış, bir ya da iki katlı, çoğu kez yakınında bulunan öteki yapılardan ya da eklentilerinden tarımsal etkinlikleri yürütmede ve hayvancılıkta yararlanılabilen konut türü.

Abode : Mesken. Yer. İkamet yeri. Yurt. İkametgah. Oturma. Sükna. Bir yerde ikamet etmek. İkamet etme (bir yerde). Konut.

Palomino : Altın renkli at.

Boarding house : Karşılığında bir gündelik ödenerek oturulan, kimisinde, yemek yemeye elverişli ortak yerler de bulunan ve çoğu kez bir ailenin yanında kalınan konut. öğrencilerin, karşılığında para ödeyerek kaldıkları yurt. Pansiyon. Hostel. Ucuz otel. Öğrencilerin okurken para ödeyerek kaldıkları yer. bk. öğrenci yurdu. Öğrenci evi. Misafirhane. Barıncak.

Foal : Yavru at. At yavrusu. Sıpa. Yavrulamak. Doğurmak. Tay doğurmak. Tay. Bir yaşından küçük her iki cinsiyetteki genç atlara verilen ad.

Edifice : Büyük ve gösterişli bina. Büyük bina. Bina. Gösterişli yapı. Anıtsal önemde bina. Büyük yapı. Mabet. Büyük. Yapı. Mersus.

 

Housed synonyms : solar house, single dwelling, soddy, male horse, equus caballus, equid, harness horse, rooming house, horsemeat, frat house, mesohippus, protohippus, polo pony, horse's foot, liver chestnut, sod house, fraternity house, hunting lodge, tract house, female horse, doll's house, row house, post horse, encolure, high stepper, genus equus, pinto, dawn horse, gaskin, pacer, harbored, detached house, safe house.

Housed zıt anlamlı kelimeler, Housed kelime anlamı

Unbalanced : Deli. Dengesiz. Aklen dengesiz. Kaçık. Çılgın. Dengelenmemiş. Denksiz. Muvazenesiz. Akli dengesi bozuk. Dengesiz (kimse).

Tidy : Temizlemek. Ivır zıvır kutusu. Düzenli. Derli toplu. Epey. Düzeltmek. Derleyip toplamak. Çekidüzen vermek. Çöp sepeti. Toparlamak.