Huzur nedir, Huzur ne demek

Huzur; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Huzur" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır."
  • "Huzura çıkmak."
  • "Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz." - N. F. Kısakürek
  • "Ertesi sabah tutukluyu huzuruna çağırtıp ona düşüncesini söylediğinde hiç beklemediği bir karşılık aldı." - İ. O. Anar

Yerel Türkçe anlamı:

Kat, nezt, huzur

Huzur isminin anlamı, Huzur ne demek:

Erkek ismi olarak; Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç. Kız ismi olarak; Baş dinçliği, gönül rahatlığı, dirlik, erinç.

Huzur hakkında bilgiler

Huzur, rahat ve dingin olma durumudur. Dini metinlerde sıkça kullanılmaktadır. Kavramın doğal çevreyle ilintili olduğu düşünülmektedir.

İşitsel-görsel etkileşimin huzura katkısı ve huzur öngörüsü gibi konular üzerinde bilimsel çalışmalar yürütülmektedir.

Huzur ile ilgili Cümleler

  • Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.
  • Onun hakkında huzursuzum.
  • Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.
  • Allah onlara huzur versin!
  • Huzur içinde yat, baba!
  • Huzur istiyorum.
  • Huzur ver!
  • Huzur içinde yat.
  • Huzur içinde öldü.
  • Bize huzur ver!
  • Huzur içinde yatsın.
  • Huzur içinde yaşıyoruz.
  • Meditasyom bana iç huzuru verir.
  • Biraz huzur ve sessizlik isterim.
 

Huzur kısaca anlamı, tanımı:

Huzur bulmak : Ruhsal yönden rahatlamak.

Huzur vermek : Gönül rahatlığı, dirlik vermek, dinlendirmek.

Huzurunu kaçırmak : Tedirgin, rahatsız etmek.

Huzurevi : Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.

Huzur hakkı : Belli bir konuyu görüşmek için toplanan bir kurulun üyelerine ödenen para, hakkıhuzur.

Hakkıhuzur : Huzur hakkı.

Huzurlu : Huzuru olan, rahat.

Huzursuz : Huzuru olmayan, tedirgin, rahatsız. Tedirgin, rahatsız bir biçimde.

Huzursuzca : (huzursu'zca) Huzursuz bir biçimde. Biraz huzursuz.

Huzursuzluk : Huzursuz olma durumu. Huzursuzca davranış.

Dirlik : Huzur, erinç. Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim. Osmanlı Devleti'nde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.

Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.

Rahatlık : Yorgunluk veya sıkıntı vermeme durumu. Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu, rahat.

Erinç : Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur.

Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.

 

Yamaç : Dağın veya tepenin herhangi bir yanı. Ön, yan, yakın.

Bulunma : Bulunmak işi.

Dingin : Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.

Ön : Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık.

Yan : Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Bir tarafa yönelerek. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Üst. Yer. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri. Birlikte, beraberinde olma. İkinci derece olan. Tali.

Kat : Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. Sonuca bağlama, bitirme. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. Giyeceklerde takım. Huzur. Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü. Katman. Makam, mevki. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. İlgiyi kesme. Tekrarlanan bir sayının toplamı. Kez, defa, misil. Kesme, kesilme. Kesme. Ön, yan. Apartman dairesi.

Bir : Bir kez. Bu sayı kadar olan. Sadece. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Padişah : Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, hükümdar, sultan.

Katı : Çok, aşırı derecede. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Sert, yumuşak karşıtı.

Huzur dersleri : Ramazan'ın ilk gününde başlayıp sekiz gün süren, seçkin bir bilginin padişahın önünde verdiği din dersleri.

Huzur karagözü : (Kar.) Padişahların önünde oynatılan Karagöz oyunu. Huzur'a en usta Karagözcüler çıkarılırdı. Sarayda, padişah önünde düzenlenen gölge oyunu gösterisi.

Huzurkent : İçel şehri, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Huzurluk : Balkon

Diğer dillerde Huzur anlamı nedir?

İngilizce'de Huzur ne demek? : n. presence, ease, peace, tranquility, tranquillity, serenity, quietness, audience, comfort, composure, evenness, languor, quiet, quietude

Fransızca'da Huzur : sérénité [la]; présence [la]

Almanca'da Huzur : n. Gemächlichkeit, Gemütlichkeit, Seelenruhe

Rusça'da Huzur : n. покой (M), присутствие (N), аудиенция (F)