İçkil nedir, İçkil ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
İşkil, kuruntu, kuşku, sanı.
Kin, garez.
[Bakınız: içgil].
Umut.
Çok içki içen, ayyaş.
İçkil ile ilgili Cümleler
- Hiçbirimiz içkili değiliz.
- Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?
- İçkilerimizi alabilir miyiz, lütfen?
- İçkiliyken araba kullanma.
- İçkiler için teşekkür ederim.
- İçkiler benden.
- İçkileri satın alacağım.
- İçkiler için para ödemeyi unuttum.
- İçkiler ücretsizdi.
- Ali bütün gece bana içkiler aldı.
- Akşam yemeğine ihtiyacım yok. Toplantıdan sonra içkiler için dışarı çıkıyorum.
- Tom'un kızının düğünündeki içkiler ona çok paraya mal oldu.
- Gece ilerleyip Mustafa içkileri devirdikçe, esprileri de gittikçe daha müstehcenleşti.
İçkil kısaca anlamı, tanımı
İçki : İçinde alkol bulunan içecek. Bu içeceği içme işi
İçkili sinema : Batı Almanya'da, film gösterilirken içki ve yiyecek servisi de yapılan sinema.
İçkilik : Sucuk.
İçkillenmek : Kuşkulanmak. İçerlemek, için için öfkelenmek.
İçkilli : Alıngan, işkilli, içli.
İçkili : İçki içmiş olan. İçki içmiş olarak. İçki içilen.
Kuruntu : Yanlış ve yersiz düşünce, evham. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese.
Ayyaş : İçkiye düşkün, içkici, içici, keş, küplü, bekri.
Kurun : Çeşme yalağı, oluk. Hayvan yemliği. İçinde üzüm ezilen tekne. Boş arı kovanı. Kap, suyun, kahvenin döküldüğü yer. Gahve goydum kuruna. Ağaçtan ya da taştan yapılmış, hayvanların su içmesi için uzun su kabı. Taştan veya ağaçtan oyularak yapılmış yalak; sarnıç; su veya yağ depo etmekte kullanılır. Arı kovanı.
İçgil : İşkil, kuruntu, kuşku, sanı. Kin, garez. [Bakınız: içgilli]. Suçlu. Alıngan, işkilli, içli.
Kuşku : Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.
İşkil : Kuruntu.
İşki : İçki.
Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
Gare : Yeter. Zaman, vakit: Orhan çarşıya ne gare gitti.
Umut : Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.
Sanı : Sanma durumu veya sonucu, zan, zehap.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Kin : Birine karşı duyulan öç alma isteği, garaz. Ki.
Diğer dillerde İçkent anlamı nedir?
İngilizce'de İçkent ne demek ? : inner town

Bu kısımda İçkil nedir? İçkil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İçkil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İçkil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.