İğrenmek nedir, İğrenmek ne demek

  • Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek.
  • Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek

"İğrenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Asıl iğrendiğim, ürktüğüm elleriydi." - R. H. Karay
  • "Hani, o büyük cevizin dibinde gelip de arkama döndüğüm zaman seni görünce vallahi şaşırdım ve senden iğrendim." - E. İ. Benice

İğrenmek kısaca anlamı, tanımı:

İğrenme : İğrenmek işi.

Tiksindirici : Tiksinilecek durumda olan, menfur.

Bulmak : Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Seçmek. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. Cezaya uğramak. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. Hatırlamak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Sağlamak, temin etmek.

İstikrah : Tiksinme, iğrenme.

Aşağılık : Aşağı olma durumu, adilik. Niteliği düşük, adi.

Hoşlanma : Hoşlanmak işi.

Nefret : Tiksinme, tiksinti. Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu.

Diğer dillerde İğrenmek anlamı nedir?

İngilizce'de İğrenmek ne demek? : v. be disgusted, hate, abhor, abominate, detest, hold smth. in detestation, execrate, loathe, nauseate, revolt, revolt against

Fransızca'da İğrenmek : exécrer, répugner, avoir horreur de

Almanca'da İğrenmek : v. verabscheuen, widerstreben

Rusça'da İğrenmek : v. брезговать, гнушаться