İğreti nedir, İğreti ne demek

İğreti; Hukuk, Edebiyat alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Hukuk terimi olarak sözlük anlamı:

âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet).

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.

İğreti anlamı, tanımı

İğreti özne : Bazı dillerde gerçek özne fiilden sonra geldiği zaman basta kullanılan özne: Fran. "Il est honteux dementir" de II gibi

İğretileme : [Bakınız: deyim aktarımı]. (Söz sanatı terimi) Açık ve kapalı iğretilemenin ortak adı. Bunlara bak.

İğretileme öğeleri : (Söz sanatı terimi) Beştir: İlişik, Aykırılık, İğreti, İğrelti, İğretilik. Bunlara bak.

İğretili : (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti kelime ile anlatılan şey.

İğretilik : (Söz sanatı terimi) İğreti ile iğretili arasında düşünülen ve ona dayanılarak iğretileme yapılan ilişik.

Kapalı iğretileme : [Bakınız: deyim aktarımı]. (Söz sanatı terimi) İğretili ile birlikte iğretiye değgin bir hal söylemek yoliyle yapılan iğretileme. «Gözümden uyku akıyor» dediğimiz zaman iğretili olan uykuyu söylemekle beraber benzettiğimiz ve iğreti olarak aldığımız suyu değil, onun akma halini anarak yaptığımız iğretileme gibi.

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

 

Söyleşme : Söyleşmek işi.

Ariyyet : İğreti. -akdi: iğreti sözleşmesi. -alan: iğreti alan. -veren: iğreti veren.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Verme : Vermek işi.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

İare : Eğreti, ödünç. Eğreti verme, ödünç verme.

Teri : Karşı, yönünce,- e doğru : Bugün ablam şehere teri gidiyordu. Giysi. Deri. Eğerin arka kısmı. (Senirkent Isparta).

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde İğreti anlamı nedir?

Osmanlıca İğreti : müstear