İşitmek nedir, İşitmek ne demek
"İşitmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu." - H. E. Adıvar
İşitmek anlamı, kısaca tanımı:
İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema.
Ağır işitmek : Kulakları iyi işitmemek, az işitmek.
Azar işitmek : Azarlanmak.
Kulağı ağır işitmek : Kulağı iyi işitmemek.
Laf işitmek : Azarlanmak, birisi kendisine darılmak.
Methini işitmek : Ününden haberdar olmak.
Söz işitmek : Laf işitmek.
Kulak : Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Saban kulağı. Varlıklı Rus köylüsü. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Başın her iki yanında bulunan işitme organı.
Algılamak : Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.
Duymak : Sezmek, fark etmek, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek.
Haber : Bilgi. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Yüklem.
Haber almak : Kendisine bildirilmek, öğrenmek, bilgi edinmek.
Almak : Göreve, işe başlatmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Kazanmak, elde etmek. Erkek, kadınla evlenmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Satın almak. Kazanç sağlamak. Çalmak. İçine sığmak. Birlikte götürmek. Sürükleyip götürmek. Yolmak, koparmak. Yol gitmek, mesafe katetmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri girmesini sağlamak. Başlamak. Yutmak, kullanmak. Kabul etmek. Ele geçirmek, fethetmek. Temizlemek. Kısaltmak, eksiltmek. Görevden, işten çekmek. Tat veya koku duymak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçecek veya sigara içmek. Örtmek, koymak. Yer değiştirmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Soldurmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Gidermek, yok etmek.
İşitmek ile ilgili Cümleler
- Bu kadar uzun bir zamandan sonra bu şarkıyı İşitmek gerçekten eski zamanları geri getiriyor.
- Teorilerinden bir tane daha işitmekle ilgilenmiyorum.
- Ali işitmekte zorluk çekiyor.
- Daha fazla özürler işitmek istemiyorum.
- Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.
Diğer dillerde İşitmek anlamı nedir?
İngilizce'de İşitmek ne demek? : v. hear
Fransızca'da İşitmek : entendre, ouïr
Almanca'da İşitmek : v. erfahren, hören, vernehmen
Rusça'da İşitmek : v. слышать, дойти, доходить


Bu kısımda İşitmek nedir? İşitmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İşitmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İşitmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.