İşlengi nedir, İşlengi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Oya, nakış, çeyiz.

Teknik terim anlamı:

Patiska üzerinde renkli ipliklerle yapılan süs. (Kırşehir).

İşlengi anlamı, kısaca tanımı

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım

Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Patiska : Çoğu pamuktan dokunmuş sık ve düzgün bez, hasse, hasa. Bu bezden yapılmış.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Nakış : Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş. Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. Beste ve semainin, dört yerine iki haneli olanı. Hile. İpekböceğinin üçüncü değişim uykusu, küçük aladı. (Resim). Osmanlılarda, resim, duvar resmi ve süsleme. Bugün, kadınların yaptıkları elişleri. a. bk. bezekleme, örge. Renkli keçe kalıbı. (Bor Niğde).

 

Çeyiz : Gelin için hazırlanan her türlü eşya, cihaz.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Patis : Fransızca kökenli batiste: patiska.

Nakı : Hangi?. Hangi.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Kırş : Bahçe ve tarlalarda ürün toplandıktan sonra kalan sebze gövdeleri: Çocuk kırş toplamaya gitti.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Pati : Kedi, köpek vb. hayvanların ön ayağı. Küçük çocuk ayağı.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Süs : Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs. Anlamı zenginleştiren edebiyat sanatı. Güzellik veren, güzelleştiren şey. Süsleme veya süslenme işi.

Oya : Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılmış olan ince dantel.

Diğer dillerde İşlengeç anlamı nedir?

İngilizce'de İşlengeç ne demek ? : calculator