İşlev nedir, İşlev ne demek

  • Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon.
  • Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon.
  • Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev

"İşlev" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Seçme ve aracılık işlevini yerine getiren dünyanın önünde ise öyle aşılması güç engeller yok gibi." - A. Ağaoğlu

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

X içindeki her bir (…) öğesine Y içinde f(x) ile gösterilen bir ve yalnızca bir öğe karşılık gelen f=(F,X,Y) bağıntısı, Anlamdaş. gönderim, dönüşüm, işleç, tekdeğerli işlev.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı.

Bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri.

Bilimsel terim anlamı:

Bir toplumun halkbilim olay, ürün, öğe ve değişkenleri arasındaki ilişkiler düzeninin, halkın tarihsel, toplumsal, kültürel ve ekonomi gereksinmelerine uygun bir biçimde, uyumlu ve kesintisiz olarak işlemesini sağlayan etkinlik, bk. toplum, halkbilim, halkbilim olayı, öğe, değişken.

 

Herhangi bir sayıda addan bir ad oluşturan deyim; bir adda geçen bir ya da birden çok sayıda adı kaldırmakla elde edilen deyim. || n sayıda addan bir ad oluşturan n-li işlev (…) biçiminde gösterilir. Dizimsel türü: a/an. Örn. ‘ + 'imi iki sayı adı arasına konmakla bir sayı adını oluşturduğundan bir 2-li işlevdir. Anl. işlevci. Krş.. sıfırlı işlev.

Açık terim.

Belirli bir yapı, rol ya da kata özgü olan ve onu başkalarından ayıran etkinlik.

Bir edim, eylem ya da bir ilişkiler dizgesine özgü etkinlik ya da bir değişkende bağıl olarak beliren değişme, bk. bağıllık.

İngilizce'de İşlev ne demek? İşlev ingilizcesi nedir?:

function, functor, individual functor, operation expression

Fransızca'da İşlev ne demek?:

fonction, uréopoïèse, uréopoïétique (fonction)

İşlev hakkında bilgiler

[Bakınız: fonksiyon]

İşlev anlamı, tanımı:

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

 

İşlevci : Bir işletmede yapılacak işlerin kararlarının alındığı bölüm. İşlevi yerine getiren kimse veya nesne.

İşlevcilik : Toplumu, her bir ögesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm. Algının öncelikle gereksinimler ve coşkulara dayalı etkinliklerin sonucu olduğunu savunan görüş, görevcilik, fonksiyonalizm.

İşlevsel : İşlevle ilgili, fonksiyonel.

İşlevsiz : İşlevi olmayan.

İşlevsizlik : İşlevsiz olma durumu.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Görev : Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.

Deney : Deneyim, tecrübe. Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe.

Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Doğruluk. Yapay olmayan. Yalan olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik.

Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Fiil.

İşlev ile ilgili Cümleler

  • Farelerin de bir işlevi var. Onlar boruları temizlemek için yardım ederler.
  • Kutu, masa işlevi görecek.
  • Gerçek hayatta tanıdığım kişilerden biri tad ve dokunmadaki işlevselliğini artırmak için bir eldivenle geliyordu.Ona deli olduğunu söyledim ama o hâlâ dilimlenmiş ekmekten beri en iyi şey olduğunu düşünüyor.
  • Onun işlevini anlatayım sana.
  • İşlevsel bir bozukluk bulduk.
  • Frenin işlevi arabayı durdurmaktır.
  • Polislerin önemli bir işlevi hırsızları yakalamak.
  • Hem Mustafa hem de Mary işlevsel olmayan ailelerden geliyorlar.

Diğer dillerde İşlev anlamı nedir?

İngilizce'de İşlev ne demek? : n. function

Fransızca'da İşlev : fonction [la]

Almanca'da İşlev : n. Funktion

Rusça'da İşlev : n. трудоспособность (F), функция (F)