İlaç nedir, İlaç ne demek

İlaç; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün.

Tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, mualecat, em, im.

Yerel Türkçe anlamı:

İlaç

İngilizce'de İlaç ne demek? İlaç ingilizcesi nedir?:

drug

İlaç hakkında bilgiler

İlaç,canlı hücre üzerinde meydana getirdiği tesir ile bir hastalığın teşhisini, iyileştirilmesi veya semptomlarının azaltılması amacıyla tedavisini veya bu hastalıktan korunmayı mümkün kılan, canlılara değişik uygulama yöntemleri ile verilen doğal, yarı sentetik veya sentetik kimyasal preparatlardır. Ticari ilaçlar ilaç firmaları tarafından üretilir ve genellikle patentlidir. Etken maddesinin patent süresi dolmuş ve birden çok firmanın üretebildiği ilaçlara ise jenerik ilaçlar denir. İlaçlar uygulama yoluna, kimyasal özelliklerine ve etkilediği biyolojik sitemlere göre sınırlandırılabilir. Daha güvenilir ve geniş kullanım alanına sahip sınıflandırma sistemi ise Anatomical Therapeutic Chemical Classification Systemdir (ATC sistemi).

 

İlaçların sindirim kanalı aracılı ile kana geçiş yoluna enteral yol denir. Bunun dışında kalan injeksiyon, buğuseptil gibi ilaç alma şekline de parenteral yol denir.

Hazırlama Şekline göre ilaçlar:

İlaç ile ilgili Cümleler

  • İlaç aldım.
  • İlaç alırsanız, daha iyi hissedersiniz.
  • Ali için biraz ilaç satın alabilmem için biraz para ödünç almam gerekiyor.
  • Tom'a bazı ilaçlar satın almak için eczaneye gitmem gerekiyor.
  • İlaç aldın mı?
  • Aspirin, penesilin ve sülfa ilaçlara alerjim var.
  • Biz bu eczanede eşdeğer ilaçlar satmıyoruz.
  • Biz bu eczanede jenerik ilaçlar satmıyoruz.
  • Ben iğne olmak yerine, ilaç almayı tercih ederim.
  • İlaç almak zorunda kaldım.
  • Ali ilaç almayı yalanladı.
  • İlaç aldığım için ağrı geçti.
  • İlaç ağrıyı durdurmadı.
  • İlaç al.

İlaç anlamı, kısaca tanımı:

Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

 

İlaç gibi : İşe yarar, her derde deva.

İlaç gibi gelmek : İyileşmeyi veya çözümü kolaylaştırmak. rahatlatmak, huzura kavuşturmak.

İlaç için yok : Hiç yok.

İlaç için olsun : Bir şeyin hiç bulunmadığını anlatmak için kullanılan bir söz.

İlaç yapmak : Gerekli maddeleri kullanarak reçetede belirtilen dozda ilacı ortaya koymak.

İlaç yazmak : Reçete yazmak.

İlaç bilimi : İlaçlarla biylojik sistemler arasındaki ilişkiyi, ilaçların etkilerini ve tedavide kullanım biçimlerini inceleyen bilim dalı, farmakoloji.

Aç biilaç : Aç ve bakımsız bir biçimde.

Kortizonlu ilaç : İltihaplanmada, alerjilerde ve bazı kan hastalıklarının tedavisinde kullanılan, birleşiminde kortizon olan ilaç.

Yalancı ilaç : Hastanın ilaç olarak kabul etmesi için görünüşü tıpatıp ilaca benzetilerek içinde etken madde olmadan hazırlanan, hastayı ruhsal açıdan rahatlatma amacıyla kullanılan bir ürün.

Kocakarı ilacı : Hekim olmayan kimselerin yaptıkları veya salık verdikleri, hekimlikte kullanılmayan ilaç.

Sinir ilacı : Sinir sistemiyle ilgili bir hastalığı tedavi etmek için kullanılan yatıştırıcı ilaç.

Uyku ilacı : Rahat uyuyabilmek için kullanılan ilaç.

Uyuz ilacı : Uyuz hastalığına karşı koruyucu olarak kullanılan bir ilaç türü.

İlaçlanma : İlaçlanmak işi.

İlaçlı : İçinde ilaç bulunan. İlaçlanmış.

İlaçsız : İlacı olmayan. İlaçlanmamış.

İlaçsızlık : İlaçsız olma durumu.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Deva : İlaç, çare.

Çare : Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk. Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze.

Meydan : Alan, saha. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Fırsat, imkân veya vakit. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık.

Diğer dillerde İlaç anlamı nedir?

İngilizce'de İlaç ne demek? : [Institutional Learning and Change (ILAC)] n. medication, medicine, pill, drug, remedy, cure, curative, medicament, physic

Almanca'da İlaç : n. Arznei, Getränk, Heilmittel, Medikament, Medizin, Pülverchen, Tablette

Rusça'da İlaç : n. лекарство (N), медикамент (M), средство (N), способ (M)

adj. фармакологический