İnce çatlak nedir, İnce çatlak ne demek

İnce çatlak; Coğrafya alanında kullanılan bir terimdir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Kireçtaşları gibi kimi kayaç ve yerli kayalar üzerinde görülen ince, az derin yarıklardan her biri.

İnce çatlak anlamı, kısaca tanımı

Çatlak : Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Kayalar : Artvin şehri, Camili nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir ilinde, Ilıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Batman ili, Gercüş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Elâzığ şehrinde, Maden ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Gaziantep şehrinde, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun kenti, Tirebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Hakkâri şehrinde, Şemdinli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehrinde, Bozkurt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin ilinde, Midyat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ilinde, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Gevaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehri, Çekerek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Eymir nahiyesine bağlı bir yer.

 

Yarık : Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak. İnce bir çizgi durumunda açılmış yara. Çatlak. Yarılarak açılmış ya da yarılarak oluşmuş. Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik. Anlaşmazlık. Dişinin cinsel organı.

Kayaç : Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.

 

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç.

Diğer dillerde İnce çatlak anlamı nedir?

İngilizce'de İnce çatlak ne demek ? : fissure