İroni nedir, İroni ne demek

İroni; bir edebiyat terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Gülmece.
  • Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme

Felsefi anlamı:

[Bakınız: alaysılama]

İroni hakkında bilgiler

İroni (Eski Yunanca: eironeía), söylenenin tam tersinin kastedildiği ifadedir. Söylenen ya da yapılmış olan eylem, ciddi görüntüaltında, karşıt söylenceyi ya da eylemi, çelişki noktasına çekmeyi hedefler. Mizahdan farklı olarak, ironi daha eleştirel yaklaşır. İroni mimik, jest ve tonlama ile söylemek istenenin altını, dolaylı çizer.

Sokrates'in diyalog yöntemi iki aşamadan oluşur. Birincisi ironidir. Sokrates, muhatabının kesin doğru olduğunu düşündüğü bilgileriyle ilgili çeşitli sorular sorarak bu bilgilerin gerçekte tartışmaya açık olduğunu kanıtlar. İkinci aşama ise maiotiktir. Sokrates bu aşamada yine ustaca sorduğu sorularla muhatabının zihninde doğuştan var olduğunu düşündüğü gizli bilgileri ortaya çıkarır.

Türk Dil Kurumu ise 2005 basımı sözlükte madde başı olarak yer verdiği “İroni” kelimesine; Gülmece, söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme anlamlarını vermiştir.

İroni ile ilgili Cümleler

  • Öyle ironik ki, tüm zamanların en sömürgeci ülkelerden biri, Buenos Aires'i sömürgeci olmakla suçluyor.
  • O çok ironik.
  • İronik, değil mi?
  • Dünya'nın en büyük ironisi, Atatürk'ü sevmeyen insanların Pazar günü Atatürk'ün verdiği hakla oy kullanacak olmasıdır.
  • Yaptığım ironiyi anlamayan tek kişi sensin.
  • Bu ironik, değil mi?
  • Bu ironik olurdu, değil mi?
  • İronik oluyordum.
  • Bunun ironik olup olmadığından emin değilim.
 

İroni kısaca anlamı, tanımı:

Gülmece : Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi.

Ters : Hayvan pisliği. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Bir şeyin aksi, karşıtı. Gerekli olan duruma karşıt, zıt.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek. Eş, koca.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Alay : Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Hayvan topluluğu.

 

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

İfade : Dışa vurum. Deyiş, söyleyiş. Anlatım. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü.

Eylem : Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Görüntü : Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Söylence : Efsane.

Diğer dillerde İroni anlamı nedir?

İngilizce'de İroni ne demek? : irony