İsabet nedir, İsabet ne demek

İsabet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Hedefe varma, hedefi vurma.
  • Yanılmama
  • Öneri, düşünce veya söz yerinde olma.
  • Güzel rastlantı.
  • "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü.
  • Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma.

"İsabet" ile ilgili cümleler

  • "Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk."
  • "Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır." - S. Birsel
  • "Bir kurşun isabetiyle öldü."

İsabet isminin anlamı, İsabet ne demek:

Kız ismi olarak; Rast gelme, yerini bulma. Doğru bir fikir söyleme.

İsabet anlamı, tanımı:

İsabet almak : Vurulmak, yaralanmak.

İsabet etmek : Belli bir yerde bulunmak, yer almak. çıkmak. nişan alınan yere değmek, rastlamak. yerinde iş görmüş olmak.

İsabet oldu : "yerinde, tam isteğe uygun" anlamında kullanılan bir söz.

İsabetli : Yerine düşmüş, yerinde, uygun.

İsabetlilik : İsabetli olma durumu.

İsabetsiz : Yerinde olmayan, uygun düşmeyen, yersiz.

İsabetsizlik : İsabetsiz olma durumu.

Hedef : Yapılması tasarlanan iş, amaç. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Nişan alınacak yer, nişangâh.

Varma : Varmak işi.

Vurma : Vurmak işi.

Piyango : Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu. Beklenmedik olay veya durum.

 

Şans : Bir olayın olabilirliği. Bir kimsenin bilgi ve emeğinden çok rastlantı sonucu elde ettiği elverişli durum. Mantıkla açıklanamayan birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek.

Oyun : Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

Kazanma : Kazanmak işi.

Güzel : Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Sakin, hoş (hava). Güzellik kraliçesi. İyi, hoş. Pek iyi, doğru. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Adamakıllı, şiddetli. Görgü kurallarına uygun olan. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Güzel kız veya kadın.

Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.

İsabet ile ilgili Cümleler

  • Onun söylediği kısa ve isabetliydi.
  • İsabetli!
  • Cevabı çok isabetliydi.
  • Onun konuşması kısa ve isabetliydi.
  • Onun açıklaması tam isabetliydi.
  • Yıldırım kuleye isabet etti.

Diğer dillerde İsabet anlamı nedir?

İngilizce'de İsabet ne demek? : n. hit, hitting, incidence

Fransızca'da İsabet : action de frapper

Almanca'da İsabet : n. Treffer

Rusça'da İsabet : n. попадание (N), меткость (F), гол (M), уместность (F), совпадение (N)