İstem nedir, İstem ne demek

Hukuki terim anlamı:

taleb.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları.

Bilimsel terim anlamı:

Sataktan mal alımı için yapılmış olan isteklerin tümü.

Kişinin alıcının mal isteminde bulunması.

İngilizce'de İstem ne demek? İstem ingilizcesi nedir?:

demand, request, market demand

Fransızca'da İstem ne demek?:

appétence, envie

İstem kısaca anlamı, tanımı:

İsteme : İstemek işi.

İsteme kipleri : Dilek, istek, gereklik ve emir kavramları veren kipler.

İstemek : Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak. İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek.

İstemem diyenden korkmalı : "bir şeyi istemem diyen, fırsat bulduğunda o şeyi elde etmek için aşırı hırs gösterir" anlamında kullanılan bir söz.

İstemesini bilmek : Dileğini uygun bir dille söylemek.

İstemli : Bir istek üzerine veya isteyerek yapılan. Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan.

İstemseme : İradeyi etkileyebilecek güçte olmayan, gelip geçici isteme.

 

İstemsiz : İstenmeden yapılan. İstemeyerek yapılan.

Ağzına kira istemek : Söylemesi beklenen şeyi söylemekte nazlı davranmak.

Anasının nikahını istemek : Bir şeye değerinden çok para istemek.

Ayağına kira istemek : Gelmeye nazlanmak, üşenmek.

Canı istemek : Heves duymak.

Demek istemek : Bir şeyi anlatmak istemek. bir düşünceyi söylemek istemek.

Diline kira istemek : Ağzına kira istemek.

Doğru söz yemin istemez : "sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Ekmek istemez su istemez : "hiçbir masrafı yoktur" anlamında bir söz.

Gönlü istemek : Dilemek, kuvvetle içten arzulamak.

Görünen köy kılavuz istemez : "ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır" anlamında kullanılan bir söz.

İstediğini söyleyen istemediğini işitir : "bir kimseye hakaret etmek, ağır sözler söylemek doğru değildir, o da ağır sözlerle karşılık verir" anlamında kullanılan bir söz.

İster istemez : Yarı gönüllü olarak, biraz mecbur olarak. Zorunlu olarak, elinde olmadan.

İzin istemek : Bir şeyi gerçekleştirmek amacı ile onay almaya kalkmak.

Kan istemek : Öldürülen bir kimsenin öcünün alınmasını istemek.

Kana kan istemek : Kısas yapılmasını istemek.

 

Kız istemek : Bir kızı evlenmek için ana ve babasından veya yakınlarından istemek.

Kuş kanadına kira istemez : "kişi, kendi işi için zaten harcayacağı çabadan dolayı başkasından karşılık beklemez" anlamında kullanılan bir söz.

Meyhaneciden şahit istemişler bozacıyı göstermiş : "uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir" anlamında kullanılan bir söz.

Mühlet istemek : Bir işin yapılması, tamamlanması için belirli bir süre verilmesini istemek.

Sunu ve istem : Arz talep.

Yana yana istemek : Israrlı bir biçimde, içtenlikle dilemek.

Yem istemez su istemez : "elde tutulması hiçbir külfet getirmez" anlamında kullanılan bir söz.

Yüz bulunca astar istemek : Yüz verince astar istemek.

Yüz verince astar istemek : Kendisine gösterilen küçük bir ilgiden şımararak geniş yetki elde etmeye, daha çok yarar sağlamaya çalışmak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay. Yapmak işi.

Talep : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, dileme, istem. İstek.

Arzu : Heves. İstek, dilek.

Tüketici : Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, müstehlik, üretici karşıtı. Bitiren, mahveden.

Piyasa : Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Ortalık. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar.

Çekme : Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Düzgün biçimli. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Çekilerek giyilen veya kullanılan. Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Çekmece.

Mal : Büyükbaş hayvan. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, emtia. Esrar. Bayağı, aşağılık, kötü kimse. Orospu. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü.

İstem ile ilgili Cümleler

  • İstemediğin bir şeyi yemek zorunda değilsin.
  • Ali Mary'nin John'la çıkmasını istemedi.
  • Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istemişimdir.
  • Soğuk algınlığım hakkında konuşmak istemiyorum.
  • Bowlinge gitmek istemiyorum.
  • İstemediğim sürece sana öğretmeyeceğim.
  • Neden Tom'un bir süre kalmasını istemiyoruz?
  • İstemediğin bir şeyi bana söylemek zorunda değilsin.
  • İstemediğin sürece dansa gitmek zorunda değilsin.
  • Birilerinin beni test etmesini istemiyorum.
  • İstemediğim bir şeyi yapmam için bana baskı yapılmayacak.
  • Ona ne olduğunu bilmek istemiyorsun.
  • İstemeden de olsa sebebiyet verdiğim bu durum için üzgünüm.
  • İstemediğin bir şeyi yapmak zorunda değilsin.

Diğer dillerde İstem anlamı nedir?

İngilizce'de İstem ne demek? : n. demand, request, volition, solicitation

Fransızca'da İstem : demande [la]

Almanca'da İstem : der Wunsch, das Verlangen

Rusça'da İstem : n. требование (N), воля (F), спрос (M)