İyileşmek nedir, İyileşmek ne demek

  • İyi duruma gelmek
  • Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.

"İyileşmek" ile ilgili cümle

  • "Hava iyileşti."
  • "İyileşmek için en küçük bir gayret göstermiyorsun." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

İyileşmek

İyileşmek kısaca anlamı, tanımı:

İyileşme : İyileşmek işi.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Yetişme.

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Ruh sağlığının bozulması durumu. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku.

Kurtulmak : Bağını koparıp kaçmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak. Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Doğurmak.

 

Salah : Düzelme, iyileşme, iyilik.

Bulmak : Bir şeyi elde etmek. Cezaya uğramak. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Seçmek. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Esen, sağlıklı. Yeterli, yetecek miktarda olan. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Doğru olan. Bol, çok, aşırı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.

Gelmek : Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. İsabet etmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Çıkmak, yönelmek. Uymak. Sonuç çıkmak. İzlemek, takip etmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Katılmak, eklenmek. Düşmek, rast gelmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Dayanmak, tahammül etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Biriyle birlikte gitmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Olmak, -e uğramak. Mal olmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Getirmek. Belli bir süre dolmak. Kazanılmak, sağlanılmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Ulaşmak, varmak. Görünmek, sanılmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Akmak. Kadar olmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Uygun düşmek.

 

İyileşmek ile ilgili Cümleler

  • Ali onun çalışını son duyduğumdan beri klarnet çalmada daha da iyileşmektedir.
  • İyileşmek istiyorsan yalnız tıpa güvenemezsin.
  • İyileşmek için yemen lazım.
  • Ben iyileşmek istiyorum.
  • Eğer iyileşmek istiyorsan bu ilacı almayı sürdürmelisin.
  • İyileşmek uzun zaman alacak mı?

Diğer dillerde İyileşmek anlamı nedir?

İngilizce'de İyileşmek ne demek? : v. recover, heal, get better, improve, do better, pick up, heal over, ameliorate, amend, cicatrize, come along, come through, come to, convalesce, get well, heal up, meliorate, mend, perk oneself, perk oneself up, pull round, pull through, rally

Fransızca'da İyileşmek : s'améliorer, aller mieux, guérir, relever de, reprendre le dessus, se bonifier, se remettre

Almanca'da İyileşmek : v. anheilen, auferstehen, aufkommen, bessern: sich bessern, genesen, verheilen, vernarben, zuheilen, zusammenheilen

Rusça'da İyileşmek : v. улучшаться, выздоравливать, поправляться, вылечиваться, улучшиться, выздороветь, поправиться, вылечиться