İzlence nedir, İzlence ne demek

  • Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program

"İzlence" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İzlence, en küçük bir aksama olmaksızın aktı gitti." - M. C. Anday

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bilgisayara girdi olarak girebilecek biçimde bir dilleyazılan, istenilen bir amaca ulaşmak için ayrıntılı ve belirtik biçimde düzenlenmiş yönerge takımı.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri.

Bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı.

Belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı.

Bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi.

İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü.

Belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü.

Bilimsel terim anlamı:

 

[Bakınız: çizeylem]

Bir iş, süreç, gidiş ya da uygulamayı düzenleyen tasarımlı çerçeve.

İngilizce'de İzlence ne demek? İzlence ingilizcesi nedir?:

programme, program, software, programme (abd: program), cinema programme, television programme

İzlence tanımı, anlamı:

Şart : Temel kural belgesi. Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul.

Düzen : Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Dolap, hile. Yerleştirme, tertip. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Öngörü : Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.

İşlem : Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.

 

Program : Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. İzlence. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.

Diğer dillerde İzlence anlamı nedir?

İngilizce'de İzlence ne demek? : programme, program program

Fransızca'da İzlence : programme [le]