Jack in the box türkçesi Jack in the box nedir

  • Kutudan fırlayan bebek.
  • Kutudan çıkan yaylı kukla.

Jack in the box ingilizcede ne demek, Jack in the box nerede nasıl kullanılır?

Jack : Kriko ile kaldırmak. Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt. Erkek. Kaldırıcı. Sancak (gemi). Köylü. Para. Kriko. Erkek tavşan. Priz.

In : İçeri doğru yönelen. Tutulan. İç. Çok moda olan. İçeriye. Dahili. De. İktidardaki. Olarak. Da.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Box : Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Özel bölme. Loca. Kasa. Saplama kutusu.

 

In the box : Duruşma salonunda. İfade kabininde. İfade yerinde. Mahkeme odasında.

Jack in : Tasını tarağını toplayıp gitmek. Bırakmak. Terk etmek. Vazgeçmek. Yüzüstü bırakmak. İşletme. Terketmek.

Jack in office : Kılı kırk yaran memur. Titiz memur.

Check the box : Kutucuğu işaretleyin. Kutucuğu işaretlemek.