Japon nedir, Japon ne demek

Japon; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
  • Japonya'ya özgü olan

"Japon" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ejderha motifli Japon feneri uydurulmuştu." - S. İleri

Japon hakkında bilgiler

Japonlar 日本人, Nihon jin, Nippon jin), Japonya nüfusunun %98.5'i oluşturan etnik grup.nikkeijin (日系人) denilmektedir. "Japonlar" terimi kimi bağlamlarda Yamatolar olarak geçmektedir. Bazen de Japonya'da ikamet eden azınlıklardan Aynular ve Ryukyuluları (Ryukyu takımadaları yerli halkı) da kapsamaktadır.

Japonlar milli dini olan Şintoizm ve 6. yüzyılın sonunda gelen Budizmi benimsemiştir. Fakat diğer dinlerde olduğu gibi ayrım yoktur. Nikah törenini Şintoizm tarzıyla yapan bir kişinin ölüm töreni Budizm tarzıyla yapılabilir. Japonya'da yaklaşık 250.000 Hristiyan bulunmaktadır. Hristiyanlık, Portekiz misyonerler tarafından 16. yüzyılda Japonya'ya getirilmiştir. Fakat Japonya'daki Hristiyanlık da kültürlerinden dolayı Avrupa'daki gibi değildir. İçinde Şintoizm ve Budizm barındırır. Günümüzde Hristiyan olmadığı halde haç takan insanlar az değildir. Bu da tamamen modanın getirisidir.

Japon ile ilgili Cümleler

  • Japon bahçelerinin genellikle göletleri vardır.
  • Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.
  • Dürüst olmak gerekirse, ben de Japon öğrenmek istiyorum.
  • Genel olarak Japonya'nın ılıman bir iklimi vardır.
  • Benim Japonya'ya olan seyahat masraflarım üniversite tarafından ödendi.
  • Japon arabalarının çoğu oldukça güvenilir yapılmıştır.
  • Bugün Japonya dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri olarak kabul edilir.
  • Geçen yıl ben Amerika Birleşik Devletleri'ndeyken Japonca konuşmak için neredeyse hiç fırsatım olmadı.
  • "4" Japonya'da uğursuz bir sayıdır.
  • Japon arkadaşı otel kapısı önünde bana korku dolu gözlerle bakarken gördüm.
  • Animelerde olduğu gibi Japon bilim-kurgusu onların Budist ve Animistik ruhsallığını içerir.
  • Japon askeri güçleri durdurmak için çok güçlü görünüyordu.
  • Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.
  • Japon arabaları çok popülerdir.
 

Japon tanımı, anlamı:

Halk : Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Yaratma.

 

Japon armudu : İki çenekliler sınıfından olup Japonya'da ve Çin'de yetişen bir tür bitki.

Japon balığı : Sazangillerden, kaynağı Çin olan, serin sulardan hoşlanan, aslı gri yeşil renkte, ekmek dışında her şeyi yiyebilen, uzun ömürlü bir tür akvaryum ve havuz balığı (Cyprinus auratus).

Japon bezi : Japonya'da üretilen bir bez.

Japon elması : Japonya'ya özgü bir tür bitki.

Japon eriği : Yerleşim yerlerine uzak bölgelerde yetişen, 30 metre boyunda, derimsi yelpaze biçiminde yapraklı, süs amacıyla yetiştirilen, yapraklarını döken bir tür ağaç (Ginkgo biloba).

Japon gülü : Kamelya.

Japon hurması : Trabzon hurması.

Japon kaktüsü : Sütleğen.

Japon sarmaşığı : Asmagillerden, ana yurdu Çin ve Japonya olan, sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi (Ampelopsis japonica).

Japonca : Bu dille yazılmış olan. Japon dili.

Japone : Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi).

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Nüfus : Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Kişi.

Etnik : Kavimle ilgili, budunsal, kavmî.

Grup : Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip.

Denilmek : Söylenmek, sözü edilmek. Sayılmak, kabul edilmek. Ad verilmek.

Terim : Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah.

Bağlam : Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Deste. Bent.

Özgü : Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Japon akita köpeği : Japonya’dan köken alan, iyi bir av yeteneğine sahip, benekli ve herhangi bir renkte olabilen ve günümüzde güvenlik amaçlı kullanılan köpek ırkı, Japon kurdu.

Japon ayvası : Gülgiller (Rosaceae) familyasından, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan, yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü.

Japon balmumu : Yoğunluğu 0,970 g/mL, e.n. 53 °C olan, Rhussuccedanea ve diğer sumak tohumlarından elde edilen küçük miktarlarda ikosanik ve henikosanoik asit ve palmitik asit içeren, benzende çözünen, mum balmumu üretiminde kullanılan sarı renkli bir gliserit.

Japon bıldırcını : 1 yüzyıldan önce Japonya’da zevk için ve özellikle sesleri için yetiştirilmiş, sonraları et ve yumurta üretiminde kullanılmış ve son zamanlarda bir laboratuvar hayvanı olarak da önemi artmış olup, görünüş olarak erkeklerin göğüs tüyleri düz kahve renkli, dişilerin ise gri renkli ve siyah benekli, ayrıca erkeklerin ve dişilerin başlarında göğüs tüylerinin renginde şeritler yer alan bıldırcın ırkı.

Japon bülbülü : Ötücü kuşlar (Passeri-formes) takımının, timalya kuşugiller (Timellidae) familyasından, kuyruğu kara, Japonya ve Çin'de yaşayan bir tür. (Liothrix lutea) Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının timalyakuşugiller (Timellidae) familyasından bir kuş türü. Kuyruğa karadır. Japonya ve Çinde ağaçlarda yaşar.

Japon çin köpeği : Japon spanyeli.

Japon ensefalitisi : ailesinde bulunan ve sivrisineklerle taşınan, insanlarda ve evcil hayvanlarda gizli seyirli enfeksiyonlara veya çocuk felcine benzer tarzda akut meningoensefalomiyelitise ve gebelerde yavru atmaya neden olan viral zoonoz bir hastalık, Japon B ensefalitisi. Enfeksiyon kaynağı kanatlılardır.

Japon kağıdı : Dut ağacının iç kabuklarından elle yapılan krem renkli, parlak, çok sağlam ve çok pahalı bir tür kâğıt.

Japon kısa kuyruklu kedisi : Japonya’dan köken alan, vücudu orta büyüklükte, uzun ve ince, kafa yapısı üçgen, kuyruğu oldukça kısa, kasları gelişmiş, esnek, kıvrak ve hareketli, tüyleri yumuşak ve ipeksi, rengi genellikle siyah-beyaz olmak üzere siyah, beyaz ve kırmızı tonlarında, gözleri tüy rengine uyumlu sarı tonlarında, akıllı, mantıklı, oldukça dikkatli ve meraklı yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.

Japon kurdu : Japon Akita köpeği.

Diğer dillerde Japon anlamı nedir?

İngilizce'de Japon ne demek? : [Japan] n. Japan, country situated on a chain of islands off the eastern coast of Asia; shiny black lacquer which originated in Japan; something varnished with japan lacquer

n. Japan, country situated on a chain of islands off the eastern coast of Asia

n. gown, long woman's dress or robe

Almanca'da Japon : der Japaner, japanisch

Rusça'da Japon : n. японец (M)

adj. японский

npr. Япония (F)