Jockey türkçesi Jockey nedir

  • Dolandırmak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yarışmak.
  • Binici.
  • Kurnazca aldatmak.
  • Aldatmak.
  • Jokey.
  • At yarışlarında 50 veya daha fazla yarış kazanan deneyimli binici.
  • Cokey.
  • Dalavere ile kandırmak.
  • Karartıcıların en ilkeli olan karşı dirençli karartıcı'da bulunan ve elektrik akımını artırıp azaltmaya yarayan kayar düğme.
  • Kandırmak.
  • Kayar karartıcı düğmesi.

Jockey ile ilgili cümleler

English: Ali is a disc jockey.
Turkish: Ali bir disk jokey.

Jockey ingilizcede ne demek, Jockey nerede nasıl kullanılır?

Jockey act : Eyersiz biniş. At üstüne eyersiz binme gösterisi.

Jockey cap : Kasket.

Jockey club : Cokey kulübü. At yarışlarını idare eden klüp. Jokey kulübü.

Jockey for : Elde etmeye çalışmak. Gayret etmek. Her yolu denemek.

Jockey for position : Atak yapmak. Bir yarışta daha avantajlı bir yere geçmeye çalışmak. Daha iyi bir yere gelmeye çalışmak.

Jockey into : Tahrik etmek. Kışkırtmak.

Jockey wheel : Gergi tekerleği. Germe kasnağı. Kılavuz kasnak.

Jockeys : Yarışmak. Binici. Kandırmak. Jokey. Dolandırmak. Aldatmak. Dalavere ile kandırmak. Kurnazca aldatmak. Cokey.

Disc jockey : Diskjokey. Plak sunucu. Disk cokey. Diskcokey.

Jock : Sporcu. İskoçyalı. Sporcu çamaşırı. Atlet. İskoç. Spor delisi veya meraklısı veya düşkünü.

 

İngilizce Jockey Türkçe anlamı, Jockey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jockey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argues : Savunmak. Karşı gelmek. Münakaşa etmek. -e belirti olmak. İspatı olmak. İleri sürmek. Görüşmek. Belli etmek. Çekişmek.

Contested : Davalı. Karşı koymak. Anlaşmazlığı olan. İtiraz etmek. Çekişmek. Rekabet etmek. Tartışmaya açık.

Vanquish : Kırmak (kibir). Hakkından gelmek. Mağlubiyete uğratmak. Yenilgiye uğratmak. Yenmek. Mağlup etmek. Haklamak.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Argue : Kanıtlamaya çalışmak. Karşı gelmek. İspatı olmak. İtiraz etmek. Göstergesi olmak. Görüşmek. İddia etmek. Becelleşmek. İleri sürmek. Tartışmak.

Beat out : Çalmak (tamtam vb.). Ritim tutmak. Vura vura söndürmek. Çekiçlemek. Dövmek.

Emulates : Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Özenmek. Benzemeye çalışmak. Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak. Benzetmek. Taklit etmeye çalışmak. Başkasından iyi yapmak. Öykünmek. Rekabet etmek.

Contending : Çekişmek. İddia etmek. Çekişen. Savaşmak. Çarpışan. Uğraşmak. Tartışmak. Rekabet etmek. İleri sürmek.

Bamboozles : Üçkağıda getirmek. Yamuk yapmak. Kazıklamak. Şaşırtmak. İşletmek. Kafeslemek.

Trounce : Bozguna uğratmak. Azarlamak. Pataklamak. Sopa çekmek. Fırça atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Fırça çekmek. Dayak atmak. Paylamak. Cezalandırmak.

Jockey synonyms : horseback rider, betray, horsewoman, bait, competing, a amplitude mod, bilks, emulate, contesting, shell, rider, crush, jockeying, abattoir, beat, abdominal ovariectomy, a c syndrom, abdominal distention, abdominal fat necrosis, horsewomen, befooled, abdominal palpation, jockeys, be unfaithful, contest, a band, horsemen, emulated, bilked, shaft, befools, horseman, baited.

 

Jockey ingilizce tanımı, definition of Jockey

Jockey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : " To jostle by riding against one.". A professional rider of horses in races. To cheat. To play or act the jockey.