Join türkçesi Join nedir

  • Sınırı ortak olmak.
  • Birleşmek.
  • İltihak etmek.
  • Katmak.
  • İştirak etmek.
  • Ek yeri.
  • Başkalarıyla birlikte hareket etmek.
  • Kaynamak.
  • Yapıştırmak.
  • İki şeyin birleştiği yer.
  • Eklemek.
  • Katılmak.
  • İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm.
  • Birleştirmek.
  • Buluşmak.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Çitmek.
  • Birleşme çekidi.
  • Üye olmak.
  • Yapıştırma eylemi.

Join ile ilgili cümleler

English: After a brief interlude, Caesar decided to join the army once again and left Rome. While he was sailing across the sea, a group of pirates kidnapped him.
Turkish: Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.

English: "Hello, Mr. and Mrs. Muller! My name is Tom. I'm a Martian." "Oh, welcome, Tom! Come in and join us for a cup of tea!"
Turkish: "Merhaba, Bay ve Bayan Müller! Adım Tom. Ben bir Marslıyım." "Oo, hoşgeldin, Tom! İçeri gir ve bir fincan çay için bize katıl!"

English: Albania wants to join the European Union.
Turkish: Arnavutluk, Avrupa Birliği'ne katılmak istiyor.

English: "May I join you?" "Why not?"
Turkish: "Sana katılabilir miyim?" "Neden olmasın?"

English: Ali always wanted to join the air force.
Turkish: Ali her zaman hava kuvvetlerine katılmak istedi.

 

Join ingilizcede ne demek, Join nerede nasıl kullanılır?

Join a party : Davete katılmak. Partiye katılmak.

Join a society : Toplumun üyesi olmak. Topluma katılmak.

Join battle : Savaşa girişmek. Savaşmak. Kavga etmeye başlamak. Mücadeleye gitmek. Çarpışmaya başlamak. Bir mücadelede dövüşmeye gitmek. Kavgaya tutuşmak. Kavgaya girmek. Dövüşe katılmak.

Join forces : Birlik olmak. Güç birliği yapmak. İşbirliği yapmak. Birleşmek. Birlikte çalışmak. El birliği etmek. Güçlerini birleştirmek. İttifak veya koalisyon oluşturmak. Ele ele vermek. El ele vermek.

Join forces with : Güçlerini birleştirmek. İle işbirliği yapmak. Elbirliği etmek. İşbirliğine gitmek. İle birleşmek.

Join logical file : Birleşik mantıksal kütük.

Join properties : Birleştirme özellikleri.

Join the chat : Üyeler konuşmaya katıldığında.

Join issue : Aynı fikirde olmamak. Tartışmaya girmek. Anlaşmazlığa düşmek.

Join now : Şimdi katıl.

İngilizce Join Türkçe anlamı, Join eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Join ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annex : İlhak. Topraklarına katmak. Kasaba ya da köy gibi küçük yerleşme yerlerini oluşturan kom, oba adı da verilen uzak komşuluk birimlerinden her biri. bir yapıya sonradan eklenmek üzere yapılan ve anayapıya bağlı olması her kez gerekmeyen yardımcı bölüm. Habersiz almak. Ek bina. İlhak etmek. Müsadere etmek. İlave. Ek.

Joins : Katılıyor. Birleşimler. Birleşim sayısı. Birleşim.

Apposing : Yakına koymak. Yan yana koymak.

Rabbet : Lambalı geçme (kapı). Aşoz. Oluk açmak. Yiv açmak. Lambalı geçme. Oluk. Lambalı geçme yapmak. Yiv. Can yuvası. Zıvana.

 

Assemble : Monte etmek. Takmak. Bir araya toplamak. Toplamak. Çevirmek. Montaj yapmak. Çevirmek (program).

Admixed : Karıştırmak. Beton katkı. Harç katkı. Katıp karıştırmak.

Participates : Hissedar olmak. Pay almak. Katılımda bulunmak. Ortak olmak. Dahil olmak.

Fall in : Vadesi gelmek. Sıraya girmek (askeri terim). Süresi bitmek (kira). Dizilmek. İçine düşmek. Kapılmak. Göçmek. Sıraya girmek. Çökmek. Ödeme zamanı gelmek.

Cog : Çark dişi. Kurmak. Hile yapmak. Tutmak. Küçük sandal. Hile. Kertik. Diş. Dişli çark. Önemsiz veya değersiz kimse.

Ply : İcra etmek. İş yapmak. Durmadan vermek. Bunaltmak. Çalışmak. Dayamak (yiyecek). Kat. İşlemek. İki veya daha çok nokta arasında düzenli seferler yapmak. Gidip gelmek.

Join synonyms : ancylose, sovietise, band oneself, assembles, accrete, film splice, gathering up, broil, annexing, close, adjoins, date, convene, adjoin, tack, affiliates, add up to, conjoin, penetrate, met, enrol, amalgamated, match, abounds, juncture, partook, sign up, scarves, ally oneself, affiliate to, couple, link up, jointing.

Join zıt anlamlı kelimeler, Join kelime anlamı

Divide : Araları açık olmak. Taksim etmek. Bölme. Paylaşmak. Paylaştırmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İkiye ayırmak. Paylaşma, paylara ayırma. Bölmek. Sınıflandırmak.

Disjoin : Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak. Ayırmak.

Disconnect : Bağlantısını koparmak. (telefon) bağlantıyı kesmek. Kesmek. Birbirinden ayırmak. Çıkarmak. Bağlarını koparmak. Ayırmak. Netten düşmek. Fişini çekmek. Akımını kesmek.

Join antonyms : disassemble.

Join ingilizce tanımı, definition of Join

Join kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Two rivers join. The point common to two intersecting lines. To come together. To add. To unite. To associate. To unite. As, the bones of the skull join. To be contiguous, close, or in contact. To place in contact. The line joining two points. To bring together, literally or figuratively. To connect. To append. To couple. To combine. To mingle. To form a union.