Jumblers türkçesi Jumblers nedir

  • İşleri karıştıran kimse.
  • Karışıklık yaratan kimse.
  • Eşyaları düzensiz bir şekilde bir yere koyan kimse.
  • Karman çorman eden kimse.

Jumblers ingilizcede ne demek, Jumblers nerede nasıl kullanılır?

Jumbler : Karman çorman eden kimse. Eşyaları düzensiz bir şekilde bir yere koyan kimse. Karışıklık yaratan kimse. İşleri karıştıran kimse.

Jumble sale : İkinci el eşya satışı. Bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı. Hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Kullanılmış eşya satışı. Kullanılmış ufak tefek satışı. Yardım kermesi.

Jumble together : Karıştırmak. Karışmak. Karmakarışık etmek.

Jumble up : Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Karışmak.

Jumble : Karışıklık. Birbirine karışmak. Karışmak. Karmakarışık olmak. Hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı. Karmakarışık şey. Karışık iş. Karıştırmak. Düzensizlik. İntizamsızlık.

Jumbo sized : Kocaman.

Jumbles : İntizamsızlık. Düzensiz bir şekilde karıştırmak. Karmakarışık etmek. Karışıklık. Karışmak. Karıştırmak. Karışık iş. Birbirine karışmak. Karmakarışık şey. Karmakarışık olmak.

Jumbling : Karışmak. Karıştırmak. Karmakarışık etmek. Karmakarışık olma vetya etme.

 

Jumbled : Her şey her yerde. Karmakarışık etmek. Karmakarışık. Karışmak. Karıştırmak. Düzensiz. Karıştırılmış. Altüst. Allak bullak. Karman çorman.

Jumbo deposit : Büyük mevduat. Yatırılan büyük para miktarı (çoğu kez kısa vadeli olan).

İngilizce Jumblers Türkçe anlamı, Jumblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jumblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disorder : Karıştırmak. Sağlığını bozmak. Keşmekeş. Düzenini bozmak. Nizamsızlık. Patırtı. Hastalık. Bozmak. Karışıklık. Düzensizlik.

Muddle : Karıştırmak. Dağıtmak. Şaşırtmak. Bozmak. Karmakarışık etmek. Kafasını karıştırmak. Becerememek. Sersemletmek. Şaşkına çevirmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

Disorderliness : Düzensizlik. Uygunsuzluk. Karışıklık. Terbiyesizlik. Başıboşluk. İntizamsızlık. Serkeşlik.

Topsy turvy : Kafası karışmış. Karışık. Karman çorman. Kaotik. Karmakarışık. Arapsaçına dönmüş. Allak bullak. Altüst. Altüst olmuş. Düzensiz.

Welter : Debelenmek. Karışmak. Bulaşmak. Yatıp yuvarlanmak. Karışıklık. Kontrolsüzce dolanmak. Ağnamak. Yüzüstü yatmak. Yuvarlanmak. İçinde yuvarlanmak.

Fuddle : Çakırkeyif yapmak. Çakırkeyif olma. Sarhoşluk. Sersemlik. Zihnini karıştırmak. Sızmak. Şaşkınlık. Sersemletmek. (içki) sersemletmek. Şaşırtmak.

Hugger mugger : Düzensizlik. Allak bullak. Karışık durum. Karışıklık. Altüst. Düzensiz. Karışık. Gizlemek. Örtbas etmek. Sır tutma.

Disorderly : Gürültülü. Yolsuz. Sistemsiz. Açık saçık. Allak bullak. Vahşi. Başıbozuk. Karışık. Taşkın. Kanunsuz.

 

Higgledy piggledy : Altüst. Karmaşa. Karmakarışık. Deli kızın çeyizi gibi. Karman çorman. Allak bullak. Her şey her yerde.

Jumblers synonyms : mare's nest, jumbler, rummage, untidy, clutter, smother.

Jumblers zıt anlamlı kelimeler, Jumblers kelime anlamı

Orderliness : İntizam. Dakiklik. Düzenlilik. Çekidüzen. Düzen.

Order : Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Çeşit. Tabaka. Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Emir. Sıra. Takım. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Havale. Tertip.

Tidy : Düzeltmek. Çöp sepeti. Derli toplu. Temiz. Çekidüzen vermek. Tertip. Derleyip toplamak. Şık. Düzenli. Toparlamak.