Köken nedir, Köken ne demek

  • Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe.
  • Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap
  • Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin.
  • Soy, asıl.
  • Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

"Köken" ile ilgili cümleler

  • "Yazının kökeni resimdir."

Yerel Türkçe anlamı:

Ağaç ya da ot kökü.

Kök: Birkaç köken zerdali fidanım var.

Dip koçan.

Soy, asıl, ata.

Hayvan bağlanan kazık.

Fide.

Sebze.

Çalı.

Bir ucu koyun ya da keçinin ayağına diğer ucu kazığa bağlanan kısa ip.

Hayvan bağlanan küçük kazık.

Kalın kıldan ağaç üstüne yapılmış bir çeşit tuzak.

Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir cismin ya da varlığın doğduğu ya da çıktığı yer. Güneş dizgesinin kökeni büyük bir gaz bulutuydu.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Herhangi bir malın üretildiği ya da dışsatımının yapıldığı yer.

Diğer sözlük anlamları:

Kavun, karpuz, kabak gibi yere yatan bitkilerin kökünden çıkan dal

Köken isminin anlamı, Köken ne demek:

Erkek ismi olarak; Bir şeyin çıktığı dayandığı temel, biçim, neden veya yer. Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Soy, asıl, ata.

 

Bilimsel terim anlamı:

Kök görevinde olduğu halde daha yalın bir şekle, yani gerçek köke doğru sadeleştirilebilen kelime veya kelime parçası. Köken bir veya iki kuruluş eki almış bulunduğuna göre BİRİNCİL ve İKİNCİ (Primaire, secondaire) diye vasıflanır.

Bir malın üretildiği ya da yapıldığı, alındığı, getirildiği yer.

İngilizce'de Köken ne demek? Köken ingilizcesi nedir?:

origin

Fransızca'da Köken ne demek?:

origine, radical

Köken kısaca anlamı, tanımı:

Köken belgesi : Bir malın hangi ülkeden getirildiğini gösteren belge, menşe şehadetnamesi.

Köken bilgisi : Kelimenin kökeniyle ilgili açıklamalar.

Köken bilimi : Bir dildeki kelimelerin kaynağını gösteren, ne zaman ortaya çıktıklarını, nereden geldiklerini, hangi evrelerden geçtiklerini araştıran, kelimelerin hem biçim hem anlam tarihini ele alan dil bilimi dalı, etimoloji.

Köken bilimci : Köken bilimi ile uğraşan dil bilimci, etimolog.

Köken bilimsel : Köken bilimi ile ilgili, etimolojik.

Kökenlenme : Kökenlenmek işi.

Kökenlenmek : Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Kökensel : Kökenle ilgili olan.

 

Kökensiz : Kökeni olmayan.

Kavun kökeninde büyür : "çocuk ana baba ocağında, herhangi bir kişi doğup büyüdüğü çevrede yetişir, gelişir" anlamında kullanılan bir söz.

Temel : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Menşe : Başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, köken, kaynak, sebep.

Asıl : Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak. Gerçeklik. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçek, esas. Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Soy, nesep.

Getiri : Kazanç. Yarar. Faiz.

Orijin : Soy sop. Köken, başlangıç, kaynak.

Kavun : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.

Soy : Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale. İyi ve üstün nitelikleri bulunan. Cins, tür, çeşit. Manzum söz.

Köken adı : Bir yandan coğrafya ortamına, öte yandan yersel, geleneksel ve belirli üretim koşullarına bağlı olarak özel bir nitelik gösteren, belirli bir yerde üretilen ya da yapılan malı belirtmek amacıyla kullanılan ve herkesçe bilinen ad (Amasya elması, Ankara armudu, Kandıra keteni gibi, elma, armut ve keten için kullanılan adlar).

Köken adını zorla alan : Bir yerde üretilmeyen ya da yapılmayan bir malın üzerine, ünlü olan o yerin adını koyan (Amasya'da üretilmeyen elmaya bu adı vererek genel satağa (piyasaya) sürme, Yunanlıların Kütahya çinileri diye satış yapmak amacıyla Kutahia demeleri gibi).

Köken adının saptanması : Hangi mal için hangi adların köken adı olacağının belli edilmesi.

Köken adının zoralımı : Köken adının ilgisi bulunmayan kişilerce kullanılması.

Köken atmak : Sebze fideleri dal budak salmak.

Köken gösterme görevi : Markaların, malın hangi yerde üretildiğini ya da yapıldığını gösterme görevi.

Köken imi : Malın üzerinde yer alan ve kökenini gösteren işaret.

Köken kuralı : Uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş ilkelerden hareketle geliştirilmiş ve bir ülke tarafından eşyanın kökenini saptamak amacıyla kullanılan o ülke mevzuatındaki belirli hükümler.

Köken ölü : Gelişmemiş, bozuk, köksüz (meyve ya da sebze).

Köken ülke : Markanın ya da bulgunun kütüğe yazıldığı asıl ülke. Bir yapıtın ilk kez yayımlandığı ya da halka açıklandığı Bern Birliğine katılmış ülke.

Köken ile ilgili Cümleler

  • Etkin kökenin ne? Zamboangueño!
  • Kökenini unutma!
  • Ruslar köle kökenli insanlardır.
  • Mutasyonların kökeni kirletilmiş su tüketiminde gibi görünüyor.
  • Rusça, Lehçe, Çekçe ve Bulgarca gibi dillerin ortak Slav kökenleri vardır.
  • Mariah'nın babası bir Afrika kökenli-Venezuelalıydı.
  • Kökeni ne olursa olsun, Sevgililer Günü'nün uzun ve romantik bir öyküsü vardır.
  • Chuck'cım sevgili karının kökeni nereden?
  • Bu Fransızca kökenli bir sözcük.

Diğer dillerde Köken anlamı nedir?

İngilizce'de Köken ne demek? : [Empress Koken] v. cook, prepare food by heating; boil, change from a liquid to a gas

n. radical, root, origin, basis, authorship, bedrock, beginning, birth, derivation, descent, etymon, extraction, lineage, origination, paternity, pedigree, principle, provenance, spore, spring, wellhead, wellspring, womb, seeds, Genesis

Fransızca'da Köken : origine [la], provenance [la], souche [la]

Almanca'da Köken : n. Ableitung

Rusça'da Köken : n. корень (M), плеть {бот.} (F), начало (N), происхождение (N)