Kömür nedir, Kömür ne demek

Kömür; bir madencilik terimidir.

  • Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
  • Siyah renkli.

"Kömür" ile ilgili cümle

  • "Kömür gözlü."
  • "Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar." - F. N. Çamlıbel

Kimya'daki anlamı:

Esas itibarıyla karbon olup ayrıca hidrojen, azot, oksijen ve diğer elementleri içeren eski ormanların bozunmasından oluşan gevrek veya yumuşak yapıda kahverengi veya siyah renkte doğal bir madde. Karbon yüzdesine göre linyit, antrasit gibi adlar alır.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Işık yayı oluşturmakta kullanılan, özel yapıda, çubuk biçiminde kömür.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kökeni bitkisel, değişmiş ve başkalaşmış katı yakıt. (Örneği ve derecesi ilkel maddelerin geçirdiği başkalaşıma bağlıdır.)

Bilimsel terim anlamı:

Havasız ortamda kalan bitkilerin nem, basınç ve sıcaklık etkisiyle bozunarak oluşturdukları yanıcı, kara-kahve renkli, katı özdek. (Başlıca bileşeni karbondur, bunun yanında hidrojen, kükürt, oksijen ve azot, ayrıca kül denilen mineral oksitleri içerir.)

 

yerbilim: Bitkilerin değişme ve başkalaşıma uğraması sonucu oluşan katı yakıt.

İngilizce'de Kömür ne demek? Kömür ingilizcesi nedir?:

coal, carbon (rod), arc carbon, trim, carbon

Fransızca'da Kömür ne demek?:

carbone

Osmanlıca Kömür ne demek? Kömür Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

fahm

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Adıyaman ilinde, Kuyucak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kömür hakkında bilgiler

Kömür, katmanlı tortul çökellerin arasında bulunan katı, koyu renkli ve karbon ve yanıcı gazlar bakımından zengin kayaçtır. Kömür (taşkömürü) torkugillerden oluşur.

Dünyanın çoğu bölgesinde bulunan kömüre, yerin yüzeye yakın bölümlerinde ya da çeşitli derinliklerde rastlanır. Kömür çok miktarda organik kökenli maddenin kısmi ayrışması ve kimyasal dönüşüme uğraması sonucunda oluşan birçok madde içerir. Bu oluşum sürecine kömürleşme denir.

İlk olarak milattan önceki yıllarda Çinliler tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Kömür işletmeciliğine ait dokümanlar 12. yüzyıla aittir. Kömürün yoğun olarak kullanımı ise 18. yüzyılın ikinci yarısına rastlar. Özellikle gelişen sanayi ve endüstri, kömür kullanımını arttırmış, kömürü önemli bir mineral haline getirmiştir. Kömür demir-çelik sanayisinin hammaddesi olarak kullanılmış ve buharlı motorlarda, buharın oluşumu için yakıt olarak kullanılmıştır. Bugün çıkarılan kömürün büyük bölümü ise elektrik üretimi ve çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Bataklıklarda uygun nem ve sıcaklığın oluşması, ortamın asit miktarının artması, gerekli organik maddelerin ortamda bulunmasıyla bozunmuş, çürüyen bitkilerin su altına inmesi ve bataklığın zamanla üstünün örtülmesi gibi olaylar sonucu oluşur.

 

Kömür ile ilgili Cümleler

  • Artık kömürlüğümüzü kullanmıyoruz.
  • Dedektifler fabrikanın kömürleşmiş kalıntılarında yürüdüler.
  • Ali kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.
  • Kömürümüz bitti.
  • Kömür her zaman siyah değildir.
  • Ali kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.
  • Kömür yanıyor.
  • Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
  • Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.
  • Kömür ve doğal gaz doğal yakıtlardır.
  • Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
  • Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.
  • Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.

Kömür anlamı, kısaca tanımı:

Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Altın : Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Uğrama : Uğramak işi.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Neşeli, canlı, ilgi çekici.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Yakıt : Doğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde. Enerji ve ısı ortaya çıkaran yanıcı madde.

Kömür başa vurmak : Kömürün iyi yanmamasından çıkan karbon oksidiyle zehirlenmekten baş ağrımak.

Kömür gibi : Kapkara.

Kömür kalem : Resim çizerken kullanılan, taflan çubuklarından yapılmış olan kalem, füzen.

Kömürkayası : Kaya balığı cinsinden kara renkli bir balık.

Beyaz kömür : Akarsulardan elde edilen elektrik gücü.

Yağlı kömür : İçinde % 20-30 uçucu madde bulunan, ısı etkisiyle bu maddeler kaybolduktan sonra kok veren kömür.

Hayvan kömürü : Kan ve kemik gibi organik maddelerden yapılıp hekimlikte kullanılan kömür.

Kalem kömürü : İyi cins mangal kömürü.

Kok kömürü : Kok.

Maden kömürü : Taş kömürü.

Mangal kömürü : Odun kömürü.

Meşe kömürü : Meşenin yakılması ile elde edilen dayanıklı kömür.

Odun kömürü : Odunun kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür, mangal kömürü.

Pırnal kömürü : Çalıdan yapılan, kaliteli, iyi kömür.

Taş kömürü : Jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğrayarak büyük bir kalori gücü kazanan, bitki fosillerinden oluşan doğal yakıt, maden kömürü.

Kömürcü : Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi. Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse.

Kömürcü çırağına dönmek : Yüzü, üstü başı siyah lekeler içinde kalmak, eli yüzü kapkara olmak.

Kömürcülük : Kömürcünün yaptığı iş.

Kömürleşme : Bitki kalıntılarının kömüre dönüşmesine yol açan doğal olay. Kömürleşmek işi.

Kömürleşmek : Kömür durumuna gelmek.

Kömürleştirilme : Kömürleştirilmek işi.

Kömürleştirilmek : Kömür durumuna getirilmek.

Kömürlü : Yakıt olarak kömür kullanan. Birleşiminde kömür olan.

Kömürlük : Kömür saklanan veya konulan yer.

Kömürümsü : Kömürsü.

Arpa samanıyla kömür dumanıyla : "yararlanılan nesneleri eksiklikleriyle birlikte kabullenmek gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Karbonlu : Birleşiminde karbon bulunan.

Kapalı : Açık olmayan (giyecek). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). İçe dönük yaradılışta olan. Bulutlu, karanlık (hava). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Gizli, saklı. Geçilmez durumda olan.

Havasız : Havası iyi veya yeterli olmayan. Havası olmayan, hava almayan. Göz alıcı, çekici olmayan.

Yanma : Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü. Yanmak işi.

Derin : Yoğun. Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Uzun süren. Dip. Yüzeyden içeri inen. İçten gelen. Ayrıntılı. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan.

Toprak : Memleketli. Ülke. Arazi, tarla. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Kara.

Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.

Katmanlı : Katmanları olan, katmanlardan oluşan, tabakalı.

Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü. Bu renkte olan.

Kömür arabası : Isıtma kazanına kömür taşımakta kullanılan araba.

Kömür çubuklu lamba : Sahnede kullanılan, çok ışık veren bir çeşit tiyatro lambası.

Kömür damarı : İnce kömür katmanı.

Kömür emlemi :

Kömür fırça : Elektrik ya da motor üreteçlerinde dönen göbekle elektrik bağlantısı sağlayan kömür çubuk.

Kömür gazı : [Bakınız: hava gazı] [Bakınız: şehir gazı]

Kömür katranı : Kömür gazı elde etme işleminde kok kömürü ve külle karışık olarak elde edilen ve pekçok temel aromatik bileşiğin kaynağı olan yoğun sıvı. Beş önemli ayrımsal damıtma ürünü vardır. 1.Hafif yağ; (k.n. < 200 °C) benzen, toluen, ksilen, tiyofen, pirol, fenol, krezol, piridin ve metil piridinler içerir. 2.Orta yağ (k.n. 200-250°C); naftalin, fenoller, kresiller, krilenoller, piridin ve metapiridinler. 3.Ağır yağ (k.n. 250-300°C); naftalinler krezoller, ksilenoller, kinolinler içerir. 4.Antresen yağı (k.n. 300-350°C) fenatren, antresen ve karbazol içerir. Zift . Kömür katranı %15 hafif yağ, %17 orta yağ, %7 ağır yağ, %9 antrasen yağı ve % 62 ziftten oluşmaktadır

Kömür kayası : Kaya balığı cinsinden kara renkli bir balık.

Kömür macunu : Ağaç kömürünü toz haline getirip, sıcak glüten tutkalı ile karıştırarak hazırlanan onarma macunu.

Kömür sınıfı : Bitkilerin kömürleşme derecesi.

Diğer dillerde Kömür anlamı nedir?

İngilizce'de Kömür ne demek? : n. coal, charcoal

Fransızca'da Kömür : carbone [le], charbon [le]

Almanca'da Kömür : n. Kohle

Rusça'da Kömür : n. уголь (M), электрод (M)

adj. угольный, черный