Külçe nedir, Külçe ne demek

Külçe; bir madencilik terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Eritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım.
  • Eritilerek kalıba dökülmüş olan
  • Yığın durumundaki nesnelerin oluşturduğu küme.

"Külçe" ile ilgili cümleler

  • "Bu vücut, bütün azası kırılmış, birbiri üstüne yığılmış bir külçe hâlinde." - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Bilmeyenin elinde en modern aletler bir maden külçesi hâline gelir." - M. Kaplan
  • "Yüzlerce yıllık gözyaşı, bir külçe altına değmez." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

Simit biçiminde adak ekmeği

Bir çeşit cevizli pasta.

1.bk. külür (I)-

2.bk. külür (I)-

3.bk.külür (I)-

Bir çeşit tepsi böreği.

4.bk. külür (I)-5.

Saç ya da taş üzerinde pişirilen bazlama gibi ufak ekmek

Çocuklara yapılmış olan çörek.

Külde, tepside, saçta pişen, mayasız çörek, mısır ekmeği

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Altın, gümüş veya diğer değerli madenIerin eritilerek kalıba dökülmüş çubuk biçimi.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[külce, külse, külür]:

Kırık mısırdan yapılmış olan tava ekmeği. (Hacılar *Güdül -Ankara) [külce] : (Karaçam -Bilecik) [külse] : (Kadıobası *Güdül -Ankara) [külür] : (Gönenköy -Isparta)

Külde pişirilerek yapılmış olan ramazan pidesi. (Karaağaç *Bozüyük -Bilecik)

 

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: küliçe]

Bilimsel terim anlamı:

Altın ve gümüş gibi değerli yeraltı ürünlerinin işlenmemiş durumları.

Dökme işlemi ile elde edilmiş metal parça.

İngilizce'de Külçe ne demek? Külçe ingilizcesi nedir?:

buillion, bullion, ingot

Almanca'da Külçe ne demek?:

massel

Külçe hakkında bilgiler

Külçe (İngot olarak da bilinir/Farsça: kuliçe) depolamaya, taşınmaya ve işlenmeye elverişli biçimde ve boyutlarda kütük, levha ya da sac halinde dökülmüş metal kütlesi. Kimi zaman metalin bu biçimde dökülmesi için hazırlanan kalıplar için de aynı terimden yararlanılır. Öncelikle işlenmek üzere hazırlanan altın, gümüş ve çelik malzemeler külçe biçiminde dökülür.

Çelik külçelerinin boyutları, birkaç kilogram ağırlığındaki küçük dikdörtgen bloklardan, 500 ton ağırlığındaki dev sekizgen kütlelere kadar değişir.

Demir-çelik sanayisinde kullanılan külçe kalıpları, birkaç kilogramdan yüzlerce tona kadar külçeler verebilen genellikle dökme demirden dik kaplardır. Çeşitli biçimlerde olan külçe kalıplarının ya üst ya da alt bölümleri geniştir; tabanı kapalı vazo ya da şişe ağızlı olanları da vardır. Çeliğin külçe kalıbına dökümü, yerini sürekli döküme bırakmaktadır. Dökümcülükte kullanılan külçe kalıpları genellikle üstü açık ve pik oluşturan yatay kalıplardır.

Külçe tanımı, anlamı:

Külçe gibi oturmak : Yorgun veya bitkin bir durumda çöküvermek.

Külçe kesilmek : Dermansız, güçsüz kalıp olduğu yere yığılmak.

Külçeleşme : Külçeleşmek işi.

Külçeleşmek : Çok yorulmak, yorgun düşmek. Külçe durumuna gelmek.

 

Maden : Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Maden ocağı veya maden işletmesi. Bu mineralden yapılmış. Metal. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Uyuşturucu, esrar, eroin.

Alaşım : Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.

Yığın : Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle. Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Nesnel : Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.

Küme : Tomar. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.

Depolama : Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması. Depolamak işi.

Külçe kalıbı : İçine, erimiş metalin boşaltıldığı ve içinde katılaştığı, genellikle dökme demirden yapılmış kalkıp.

Külçecilik : Kâğıt para çıkarımının sadece külçe altın karşılığı yapılmasını savunan görüş ve politikalar. Altın ve gümüşü zenginliğin tek kaynağı kabul eden, bu nedenle bu madenlerin dışsatımını yasaklayan Merkantilist görüş ve politikalar.

Külçen : Uşak ilinde, Ulubey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Külçe anlamı nedir?

İngilizce'de Külçe ne demek? : n. ingot, nugget, pig, chunk

Fransızca'da Külçe : lingot [le], gâteau [le]

Almanca'da Külçe : Barren m; Klumpen m

Rusça'da Külçe : n. слиток (M), глыба (F), болванка (F), чушка (F)