Külbastı nedir, Külbastı ne demek

  • Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et

"Külbastı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Biraz et suyu ile iki parça külbastı yiyebildim." - A. Gündüz

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Közde veya ızgarada pişirilmiş kemiksiz et.

İngilizce'de Külbastı ne demek? Külbastı ingilizcesi nedir?:

grilled cutlet

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Diyarbakır kenti, Çüngüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Külbastı hakkında bilgiler

Külbastı, sıcak kül içinde ve odun közü üzerinde pişirilen et yemeği. Gelişmiş pişirme yöntemlerinin ve araçlarının yerine közle ısıtılan taş ya da sıcak külün kullanıldığı geçmiş dönemlerden kalma bir yemektir. Günümüzde daha çok ateş üzerindeki ızgarada pişirilmektedir.

 
 

Koyun, kuzu ya da dana gibi kasaplık hayvanlarda döşün uç kısmından çıkarılan kemiksiz et ince dilimler halinde doğrandıktan sonra dövülerek yassıltılır. Küllenmiş mangal ateşi ya da ızgarada pişirildikten sonra, derince bir sahana dizilir. Tereyağı, birkaç baş sarımsak diş diş ayrılarak, et suyu veya su ve 1-2 fincan sirke ile etlerin üstü örtülünceye kadar sahana boca edilir. Biraz biber ekilip orta ateşte pişirilir.

Ayrıca etin sahan ya da tencerede kendi suyuyla pişirilmesine dayanan “sahan (tencere) külbastısı” bu yemeğin bir başka çeşididir. Eski yemek kitaplarında tavuk, haşlama balık, kılıç palamut, lüfer, uskumru, tarak ve istiridye, karaciğer, dalak, yürek ve böbrek, sucuk ve pastırma, peynir külbastısı gibi değişik külbastı çeşitleri de yer alır.

Külbastı anlamı, tanımı:

Izgara : Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril.

Kemiksi : Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi.

Külbastılık : Külbastı yapmaya elverişli olan (et).

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Hamam. Dostça olan, sevgi dolu. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı.

Odun : Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Pişirme : Pişirmek işi.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Geçmiş : Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Çürümeye yüz tutmuş. Geçme işini yapmış. Arkada kalan hayat. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Zaman bakımından geride kalmış, esbak.

Diğer dillerde Külbastı anlamı nedir?

İngilizce'de Külbastı ne demek? : n. broiled meat, cutlet, chop

Almanca'da Külbastı : n. Rostbraten