Kültür mantarı nedir, Kültür mantarı ne demek

  • Yemek için özel olarak üretilen mantar

Kültür mantarı hakkında bilgiler

Agaricus bisporus, Türkiye'de en çok bilinen ve kültür mantarı olarak adlandırılan bir mantar türü. Portabello mantarı olarak bilinen büyük mantarlar aslında Agaricus bisporus'un erginleşmiş halidir. Ticari olarak pastörizasyon işleminden geçirilmiş kompost üzerinde yetiştirilir. Kompost içerisinde sap-saman artıkları, at gübresi, buğday sapı bulunmaktadır. Diğer adı da şapkalı mantarlardır. Bu mantarlar eşeyli veya eşeysiz "sporlar" oluşturarak ürerler.

Kültür mantarı kısaca anlamı, tanımı:

Mantar : Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde. Hayvanların burun ucu. Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan.

 

Kültür : Tarım. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Bireyin kazandığı bilgi. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.

Kült : Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb. Din.

Yemek : Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Başkasının parasını harcamak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Isırmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Kandırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek.

 

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Büyük : Niceliği çok olan. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest. Üstün niteliği olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.

Ergin : Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.