Kışkırtıcı nedir, Kışkırtıcı ne demek

Kışkırtıcı; Hukuk alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kışkırtma işini yapan, muharrik, ajitatör
  • İnsanı bir şey yapmaya heveslendiren.

Hukuk terimi olarak sözlük anlamı:

müşevvik (bk. kındıran, kındırıcı).

Kışkırtıcı anlamı, kısaca tanımı

Kışkırtı : Kışkırtma, tahrik

Kışkırtıcı an : Seyircilerin duyguları üzerinde kışkırtıcı etkinin yapıldığı an. Seyircinin duyguları üstünde kışkırtıcı nitelikte yapan an.

Kışkırtıcı ajan : İnsanları, bazı suçları işlemeye sürüklemekle görevli kimse.

Kışkırtıcılık : Kışkırtıcı olma durumu, muharriklik.

Kışkırtma : Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

Muharrik : Hareketi sağlayan, harekete getiren. Kışkırtıcı.

Kındıran : Müşevvik (bk. kıştırtan, kışkırtıcı).

Ajitatör : Körükleyici.

Müşevvik : Arzusunu çoğaltan, isteğini artıran. Ayartan, kışkırtan, önayak olan.

Kındıra : Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu.

Kındır : Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.

 

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Muhar : Pınar, çeşme.

Kındı : Ufak tefek, kısa boylu kişi.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Heves : İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.

Heve : Halı dokuma tezgâhında kullanılan demir ya da ağaç araç. Halı ve kilim dokunurken kullanılan demir tarak. (Amasya; Baykara Selim Kars).

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Diğer dillerde Kış yumurtası anlamı nedir?

İngilizce'de Kış yumurtası ne demek ? : winter egg